DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara °C
Ankara
°C
°C
°C
°C
°C

ANAYASA VE YASALARIMIZDA EĞİTİM HAKKI

02.12.2021
A+
A-

Devletin ideolojik kimliğini temsil eden anayasalar, temel hak ve özgürlükler ile bunların sınırlarını belirler. Eğitim hakkı, demokratik devrimlerle temel bir insan hakkı olarak kabul edilmiş, ülkelerin anayasalarında yerini almıştır. Hatta Fransız anayasası, genel eğitimin her derecede parasız ve laik olarak örgütlenmesini devlet ödevi kabul etmektedir.

Türk tarihinde 1869 yılında yayınlanan Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile ilköğretim zorunlu hâle gelmiştir. 1876 yılında kabul edilen Kanun-i Esasî’nin 15 ve 16.maddelerinde eğitim hakkı düzenlemiştir. Buna düzenlemede özel okullar tanınmış, fakat tüm eğitim devletin denetimi altına alınmıştır. Cumhuriyet döneminde 3 Mart 1924’te kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitim birliği ilkesi kabul edilmiş, tüm eğitim kurumları MEB’e bağlanmıştır. 1924 Anayasası’nın 87. maddesi eğitim hakkına ayrılmıştır. Bu maddeye göre, “Kadın, erkek bütün Türkler ilköğretimden geçmek ödevindedirler. İlköğretim Devlet okullarında parasızdır.” 1924 Anayasası’nın 80.maddesi hükümetin gözetimi ve denetlemesi altında ve kanun çerçevesinde her türlü öğretim serbesttir.” hükmü ile özel öğretime alan açmaktadır. 1961 anayasası eğitim hakkını 21. ve 50. maddelerinde düzenlemiştir. 21. madde ile özel öğretime alan açılmış, 50. madde ile ilköğretimin zorunlu ve devlet okullarında parasız olacağı kabul edilmiş ve eğitim ihtiyaçlarını sağlamak devletin başlıca ödevleri arasında sayılmıştır. “Eğitim Hakkı” 1982 Anayasası’nda 42.maddede düzenlenmiş, ilköğretimin zorunlu ve devlet okullarında parasız olduğu ilkesi yer almıştır. Anayasalarımıza toplam olarak baktığımızda, ilköğretim zorunlu ve devlet okullarında parasız olarak kabul edilirken, özel okulculuğa da alan açıldığı görülmektedir.

Türk anayasal sisteminde ilköğretimin(temel eğitimin) devlet okullarında parasız olarak kabul edilmesi özel okulculuğu reddetmemesi, neoliberal politikalarla birleşince eğitimin özelleşmesine, eğitim hakkının fırsat eşitliğine ve eğitime erişime indirgenmesine yol açmaktadır. MEB, 2012 yılında 4+4+4 modelini yürürlüğe koyarak zorunlu eğitimi 12 yıla çıkardı, fakat zorunlu örgün eğitimi sekiz yıldan dört yıla düşürdü,  bunun yanında özel okullara yönelik teşvikleri devreye soktu. Uygulanan neoliberal politikalarla özel okulculuk ivmelendi, zorunlu örgün eğitim süresi azaltıldı, okul terkinin yani, eğitimden kopuşun önü açıldı.

Türkiye’nin ekonomik zorluklarla karşı karşıya olduğu koşullarda eğitim çağında olan her çocuğun millî bilimsel, laik eğitim alma hakkı kamusal güvenceye kavuşturulmalıdır. İlk aşamada tüm öğrencilerin temel eğitim hakkı zorunlu ve örgün olarak kamunun güvencesi altında olmalı, temel eğitimde okul terkine yol açan ve özel okulculuğa alan açan anayasal, yasal hükümler düzeltilmeli, temel eğitim kademesindeki tüm özel öğretim kurumları kamulaştırılmalıdır.

ZAFER İNCEBACAK
Eğitimci Yazar

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.