DOLAR 8,6790
EURO 10,1809
ALTIN 491,77
BIST 1.392
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 27°C
Çok Bulutlu
Ankara
27°C
Çok Bulutlu
Sal 27°C
Çar 22°C
Per 17°C
Cum 18°C

İŞÇİ SINIFI TÜRK MİLLETİNİN KENDİSİ TAM BAĞIMSIZLIĞIN GÜVENCESİDİR

30.04.2021
A+
A-

Türkiye işçi sınıfı olarak tüm dünyayı etkileyen korona virüs salgını koşullarında 1 Mayıs Emek, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü selâmlıyoruz. Korona virüs salgını neoliberalizmi yendi, insanlık da salgını yenecek. Salgın süreci göstermiştir ki, bireyci ve neoliberal politikaların sürdürülebilmesi mümkün değildir. İnsanlığın önünde kamucu ve paylaşmacı bir düzen görünmektedir.

Salgını yaşamakta olduğumuz bu süreçte çökmekte olan emperyalizm son saldırı hazırlıkları içindedir. Türkiye’mizin etrafı ABD emperyalizmi tarafından kuşatılmakta, bölgemizde istikrarsızlık körüklenmektedir. Bağımsız bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’ne ABD emperyalizmi S 400 kararı nedeniyle CAATSA yaptırımı uygulama kararı almakta, F 35 programından çıkarmakta, hiçbir hukukî geçerliliği ve dayanağı olmayan Ermeni soykırımı yalanını gündeme getirmektedir. Amerikan emperyalizmi ülkemize düşman hukuku uygulamaktadır, çünkü Türkiye Amerikan emperyalizminin etkisinden, kontrolünden çıkmaktadır. Bu koşullar altında ülkemizi yönetenlerden bölgesel iş birliği ve komşularla iş birliği kurularak Amerikan emperyalizminin saldırgan politikalarıyla etkin mücadele edilmesini bekliyoruz. Tüm sendikaları, kitle örgütlerini, siyasî partileri Amerikan emperyalizmine ve onun uzantılarına karşı Türkiye cephesine çağırıyoruz. Türkiye FETÖ ve PKK’yi tamamen bitirmeli, PKK’nın uzantısı HDP kapatılmalı, komşumuz Suriye ile siyasî ilişkiler normalleştirilmeli, tüm sendika, kitle örgütü ve siyasî partiler de bu süreci desteklemelidir. İşçi sınıfımız Türkiye’nin ezici çoğunluğunu oluşturmaktadır ve işçi sınıfının ayağı vatan toprağına basmaktadır. İşçilerin Türkiye’den başka gidecek yeri, yurdu yoktur. Bu nedenle Türkiye’nin egemenliği ve tam bağımsızlığı konusunda işçi sınıfı taraftır.

İşçi sınıfının refahı ve iktidarı ancak siyasî mücadeleye katılmasıyla mümkün olabilir. İşçileri işsiz bırakan, iş güvencesini tartışmaya açan emperyalist sistemdir. Emperyalist sisteme siyasî ve ekonomik düzlemde karşı çıkılmadan işçilerin huzuru, refahı sağlanamaz, iktidarı kurulamaz. Günümüzde sınıf mücadelesi vatan mücadelesinin içindedir. İşçilerimizin alın terini faiz, kur, borsa gibi finans oyunlarıyla çalan sistem ülkemizi parçalamak istemekte, PKK’yı üstümüze sürmekte, bizi soykırımcı bir millet olarak nitelemektedir. Alın terimizin dışarıya akması, Türkiye’de üretim ve yatırım yapan sermayenin de bir kesiminin  menfaatiyle çelişmektedir. Bu sistem üretmek isteyen yatırımcının kârını düşürürken, işçileri işsiz bırakmakta, iş güvencesini, kıdem tazminatını tartışmaya açarak düşük ücretlerle çalışmaya zorlamaktadır. Türkiye’ye yüksek faizle, alın terimizi çalmak için gelecek olan sıcak para finansörlerinin Türkiye’den PKK ile mücadele etmemesini, S 400’ten vazgeçmesini, D. Akdeniz’de çıkarlarını savunmamasını, Kıbrıs’tan çekilmesini istemesi ekonomik ve siyasî mücadelenin iç içe olduğunu göstermektedir. Bu nedenle işçi sınıfının vatan mücadelesi içinde olması zorunluluktur ve emperyalizme karşı vatan mücadelesini en kararlı, en tutarlı sürdürecek kesim işçi sınıfıdır.

İşçi sınıfı dünya sathında çökmekte olan finansal sisteme karşı üretim ekonomisini kurmanın en önemli dayanağıdır. Finansal sistem kısa yoldan, emeksiz, paradan para kazanmaya dayandığından emeği değersizleştirmekte, işsiz kitleler yaratmakta ve her geçen gün kitle tabanı daralmaktadır. İşçi sınıfı istihdam ve üretim talebiyle finansal sistemin karşısındadır. İstihdam ve üretim sağlayacak bir ekonomik model planlı, karma ekonomik modeldir. İşçi sınıfımızın bugünün dünya ve Türkiye koşullarında birincil talebini istihdam ve üretim odaklı planlı kalkınma ekonomisi karşılamaktadır. Kamuculuk olmadan da özel girişimler olmadan da istihdam ve üretim odaklı model kurulamaz. İşçi sınıfımızın da ülkemizin de karşısında olan kesimler, finansörler, finans oyunlarıyla işçi sınıfının alın terine el koyanlardır. İşçi sınıfımız istihdam ve üretim odaklı planlı kalkınma ekonomisi talebiyle tam bağımsızlık ülküsünün en kararlı ve tutarlı savunucusu, güvencesidir.

Zafer İncebacak
Eğitimci Yazar

YORUMLAR

  1. Emilhan dedi ki:

    İşçi sınıfımız işaret ettiginiz ” güvence” yi nasıl kavrayacak. Kutlarım .tesbitleriniz e katılıyorum. Saygılarımla