TOPLU SÖZLEŞMEDEN NE ÇIKAR?
1 Ağustos itibariyle kamu emekçilerinin önümüzdeki iki yıl için toplu sözleşme süreci başlayacak. Masaya kamu emekçileri adına MEMUR SEN oturacak. Salgının etkilerinin sürdüğü, işsizliğin yüksek oranlara ulaştığı, alım gücünün düştüğü ve düşmeye devam edeceği koşullarda toplu sözleşme masasına oturulacak.
Toplu sözleşme ile ilgili sendika ve konfederasyonlar taleplerini sıralasa da kamu emekçileri içinde mücadele eğilimi ve toplu sözleşme sürecinden beklenti görülmüyor. Bu nedenle toplu sözleşme öncesinde hiçbir kitlesel eylem yaşanmadı. Sonuç üç aşağı beş yukarı geçmiş yıllardakinin benzeri olacak gibi görünüyor.
Toplu sözleşme sürecinde elde edilebilecek kazanımların sınırını var olan ekonomik kaynaklar, işsizlik ve emekçilerin örgütlü gücü belirler. Kamu emekçileri arasında örgütlü birliktelik yok, fakat bundan daha önemli olan ülkenin kısıtlı kaynakları ve artan işsizliktir. Türkiye’de TÜİK verilerine göre atıl iş gücü yüzde 27 oranındadır. İşsizliğin bu denli yaygınlaştığı koşullarda emekçiler mevcudu koruma refleksi geliştirmekte ve sendikaların olmayacak dualarına amin dememektedirler.
Önümüzdeki süreçte emekçi kitle mevcudu korumakta zorlandığı oranda tepki ortaya koyabilir. Emekçilerin mevcudu koruma yönündeki tepkileri işsizlerin istihdam talebiyle ve diğer toplumsal kesimlerin sorunlarıyla birleştiği oranda etkili olabilir. Emekçi kitlenin sorunları mevcut sistem içinde toplu sözleşme masalarında çözülecek boyutlarda değil. Bu nedenle mevcut sistem içinde kurulan toplu sözleşme masaları çözümsüzdür. Türkiye’de sistem değişikliği zorunlu görünmektedir. Bu nedenle emekçi kitle önümüzdeki süreçte siyasallaşarak sorunlarına çözüm arayacaktır.
ZAFER İNCEBACAK
Eğitimci Yazar