DOLAR 7,5345
EURO 8,9835
ALTIN 411,42
BIST 1.542
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 8°C
Karla Karışık Yağmur
Ankara
8°C
Karla Karışık Yağmur
Pts 9°C
Sal 12°C
Çar 15°C
Per 10°C

VE MADENCİ TUMBA DEDİ

30.11.2020
324
A+
A-

Zonguldak maden işçileri 30 yıl önce Türkiye işçi sınıfı tarihinin en büyük eylemlerinden birine imza attılar. 1990 yılının Ağustos ayında Hükümet ile Genel Maden İşçileri Sendikası arasında 48 bin işçiyi kapsayan toplu iş sözleşmesi görüşmeleri ücretler konusunda tıkandı. Dönemin iktidarı işçilerin zam talebini çok yüksek bulurken, işçiler ise 1980 sonrası ücretlerinde yaşanan kayıpların giderilmesini istiyordu. Üç ay süren görüşmelerde anlaşma sağlanamayınca maden işçileri 30 Kasım’da greve çıktı.

Hükümetin ve dönemin cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın TTK’yı özelleştirme açıklamaları mücadelenin seyrini de değiştirdi. Grev, sadece maden işçisinin grevi olmakla kalmadı, Zonguldak halkını da bir bütün olarak mücadelenin etrafında birleştirdi. Kent, her gün bir miting alanına dönüyordu. Madencilerin eşleri bu mücadelede en ön saflarda yerini alıyor, çocukları da “Babamız nerede biz oradayız!” sloganlarını atıyordu. Türkiye’nin dört bir yanından işçiler, birer yevmiyelerini göndererek, dayanışma eylemleriyle maden işçisine destek oluyordu. Türk-İş’e bağlı sendikalar da 3 Ocak’ta bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirerek desteklerini sundular.

4 Ocak günü binlerce işçi sendika binasının önünde hep bir ağızdan “Silkele başkan düşüyorlar!” sloganını atarken, sendika başkanı Şemsi Denizer ise işçilere “Arabalarımızı engellediler, arabayla gidemiyoruz ama ayaklarımız var, yürüyeceğiz” şeklinde sesleniyordu. Bunun ardından işçiler “Gemileri yaktık geri dönüş yok!” sloganıyla Ankara yoluna düştüler.

Yaklaşık 100 bin kişi beş gün boyunca, devletin kolluk kuvvetlerinin önlerine kurduğu barikatları teker teker aşarak Mengen’e kadar yürüdüler. 8 Ocak’ta devlet yetkilileriyle bir görüşme gerçekleştiren Şemsi Denizer, işçilerden gelen “Ölmek var, dönmek yok!” tepkilerine rağmen yürüyüşü bitirdiklerini ve Zonguldak’a döneceklerini açıkladı. İşçiler Zonguldak’a dönüp greve devam ederken sendika temsilcileri görüşmeler için Ankara’ya gittiler. Ancak bu görüşmelerden de sonuç çıkmadı. Zonguldak’a dönen işçiler grevi sürdürseler de daha sonra hükümet, 25 Ocak’ta Körfez Savaşı bahanesiyle ülkedeki tüm grevleri yasakladı.

Türkiye işçi sınıfının en önemli mücadelelerinden biri olan Büyük Madenci Yürüyüşü Türkiye’nin Körfez Harekâtı’na katılmasını engellemişti. Büyük Madenci Yürüyüşü yalnızca işçilerin zam talebi değil, aynı zamanda özelleştirme politikalarına da tavırdır. Yürüyüşe önderlik eden Genel Maden İş Genel Başkanı Şemsi Denizer’i rahmetle anıyor, yürüyüşü 30. yılında selâmlıyoruz.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.