DOLAR 8,5492
EURO 10,0853
ALTIN 495,52
BIST 1.352
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 30°C
Az Bulutlu
Ankara
30°C
Az Bulutlu
Pts 31°C
Sal 31°C
Çar 32°C
Per 32°C

ALTTA KALANIN CANI MI ÇIKSIN?

Eğitimde fırsat eşitliği ifadesi ve eğitim hakkı yerine kullanılan eğitime erişim hakkı söylemi, eğitimde var olan eşitsizliklerin görülmesinin önünde bir engeldir. Eğitim, insanın yalnızca insan olmasından ötürü sahip olduğu en temel insan haklarından biridir. Öyleyse hiç kimsenin eğitim hakkından yoksun bırakılmaması gerekir. Bu açıdan bakıldığında, “Eğitimi kim hak ediyor? ” sorusu, kimin daha fazla insan olduğu gibi saçma bir düşünceye hizmet eder. İnsana sahip olacağı başka hiçbir şey sunmasa bile bireye kendini tanıma ve gerçekleştirme imkanı sağlayacağı için eğitimin içkin bir değer taşıdığını ifade eden düşünürler de bu ifadeyle aslında eğitim hakkına işaret etmektedir.

Günümüzde çocuğun ailesinin sosyo-ekonomik ve kültürel özellikleri, çocuğun gideceği okulun ve alacağı eğitimin niteliğini de belirlemektedir. Yalnızca maddi olanaklar değil, ailenin çocuğun eğitimi için para harcama isteği de öğrencinin eğitim hakkını kullanabilmesinde belirleyici olmaktadır. Maalesef herkesin diline pelesenk olan eğitimde fırsat eşitliği ve eğitime erişim hakkı söylemleriyle, öğrencilerin eğitime erişim olanaklarının eşitlenmesi durumunda adil ve eşitlikçi bir eğitimin mümkün olacağı ifade edilmektedir. 8 Mart akşamı bir TV programında eğitim olanaklarına erişme sorunu olduğunu kabul ettiği köy çocuklarının her birine 17 kitap ve bilimsel deney yapmaları için zaman planlaması içeren takvim gönderdiklerini iftiharla açıklayan Milli Eğitim Bakanımız Ziya Selçuk, hangi eğitime erişimden söz etmektedir? Yeteneği ve ilgisi olduğu için değil puanı oraya yettiği için marangozluk bölümüne kaydolmak zorunda kalan, üniversitede istediği için değil de daha çok iş imkanı olması sebebiyle ruhuyla aslında hiç de barışık olmayan bölümlerde okuyanların erişmesi gereken eğitim mi?  Bunun için mi bilmem kaç soruluk kitaplar basılıp kaynak olarak sunuluyor? Aynı TV programında, salgının eşitsizliği azalttığı vurgusunu öne çıkararak “Okumak isteyen sunduğumuz imkanlardan yararlanıyor.” diyen bakanın eğitim hakkını, EBA Destek Noktalarına, DYK ve EBA TV’ye erişime indirgediği açıktır. Toplumsal sınıfların uzlaşmaz çıkarları üzerine inşa edilen ve hiçbir dönem kamunun elinde üretilmiş bir dil kullanamamış olan eğitim hakkı, bu haliyle piyasa diline dönüşmektedir. Söz ettiği kaynaklarla eşitsizliği azalttıklarını söyleyen bakanımız, egemenlerin dilini kullanarak aslında “Herkes için imkan yarattık, çalışan kazanır.” demekte, bir nevi eğitim ortamını altta kalanın canı çıksın mücadelesine çevirmektedir.

Eğitim, başkalarıyla yarıştığımız bir arena alanı değildir ve kendi gücümüzü keşfedip geliştirebilme, istediğimiz hedeflere ulaşma imkanı vermesi ölçüsünde değerlidir. Kapitalist sistemde ise eğitim, iyi bir gelir elde etmenin aracıdır ve bu anlayış eğitimin içkin değerini yerle bir etmektedir. İnsan olduğu için sahip olduğu potansiyeli geliştirme hakkına sahip olan bireyi yıllarca bir fırsatı yakalamanın peşinden koşar hale getirmek dahası eğitim ile fırsat kelimelerini yan yana kullanıyor olmak bir utanç kaynağı olsa gerek. Eğitim hakkını elde etmeyi fırsat anlayışına indirgeyen bu neoliberal görüş, eğitim kaynaklarının sınırlı olması düşüncesinden hareket eder. Kaynaklar sınırlıysa kontenjanlar da sınırlı olacak ve bölümlere yerleşmede yetenek değil puan etkili olacak. İşte Ziya Selçuk’un anlatmaya çalıştığı, egemenler tarafından gasp edilen kıt kaynakların yine egemenler tarafından topluma dağıtımı aşamasındaki öncelik sıralamasıdır. Bu sıralamanın olduğu bir düzende eğitim hakkı ifadesinin kullanımı, bu ifadeyi kullanana büyük bir sorumluluk yüklemektedir.

Yeliz ÖZTÜRK
Eğitimci-Yazar

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.