DOLAR 8,6790
EURO 10,1809
ALTIN 491,77
BIST 1.392
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 27°C
Çok Bulutlu
Ankara
27°C
Çok Bulutlu
Sal 27°C
Çar 22°C
Per 17°C
Cum 18°C

SEÇMELİ DERS DAYATMASINA KARŞI MÜCADELE EDELİM AMA

Kimi eğitim sendikaları okul idarelerinin veya ilçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin öğrencilere sanat, spor, yabancı dil gibi dersler yerine din derslerinin zorla seçtirilmesini protesto ediyorlar. Sendikalar İl Milli Eğitim Müdürlüklerinden gönderilen talimatta Kuran’ı Kerim, Peygamberimizin Hayatı ve Temel Dini Bilgiler derslerinin seçilmesi için ilçe müdürlerine büyük rol düştüğünün altını çiziyorlar.

Bu sendikaların seçmeli derslerin tüm okulları imam hatipleştirmenin bir aracı olarak kullanmaya çalışılmasına yönelik vurgusu doğru ve itiraz edilmelidir. Lakin özellikle dinle ilgili bir hususu gündeme getiriyorsanız mücadele yönteminiz önemlidir. Gerekçeleriniz, üslubunuz tatmin edici, birleştirici olmalıdır. Örneğin “öğrencilerimiz kendilerine hayati derecede fayda sağlayacak dersleri alamamaktadır” şeklindeki bir söylem meseleyi kavrayanlar açısından anlaşılmaktadır ama “din dersleri hayati değildir” algısına neden olabilirsiniz. Dolayısıyla dikkatli olunmalıdır.

Bir sendikamızın kullandığı şu tür söylem ne kadar birleştiricidir?

“’Çocukların zihinsel yönelim ve becerilerine göre bir eğitimden geçmelerini sağlayacak sistem’ lafını dilinden düşürmeyen Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, başında oturduğu Bakanlıkta kendi söylemiyle bu kadar çelişen bir uygulamanın nasıl olduğunu kamuoyuna açıklamalıdır. Eğer konuşmalarındaki ‘çağdaşlık’ vurgusu ‘takiyye’ değilse.”

Din derslerini çağdaş görmeyen bir anlayış ülkemizde tutmaz. Bu söylem öyle bir söylem ki sadece Kuran’ı Kerim, Peygamberimizin Hayatı ve Temel Dini Bilgiler dersleri değil Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin de okutulmasına itiraz ettiğiniz (belki de ediyorsunuz) algısına neden olabilir. Milletimizde hiçbir din dersinin okutulmaması yönünde talep var mı?

Yok. Bu söylem kendinizi milletten soğutur. Zorla seçtirilen din derslerine yönelik mücadelenize yeterli desteği bulamazsınız.

Meseleyi din derslerinin çağdaş eğitimde yerinin olup olmadığına, hatta kimi veya hiçbir din dersinin verilmemesine bağlayan mücadele yöntemi başarılı olmaz. Sizi de küçültür.

Söyleminizin haklı olup olmadığı önemli değil. Önemli olan halkın algısı. Halkın algısına teslim olmayalım ama halkın desteği olmadan da mücadele başarıya ulaşmaz. “Niye sanat, spor değil de din dersi!” derseniz, “bunlar dine karşı” algısı yaratırsınız.

Öncelik sıralaması yaparak mücadele edelim

Meseleye bakışınızın birkaç boyutu varsa (ki yukarıda olduğu alıntılarla görülüyor) bunlardan, öncelikli ve kazanıcı olanından başlayarak sıralamak gerekir.

1) Öncelikle derslerin zorla seçtirilmesine itiraz edilmeli. O zaman asıl derdinizin din dersleri olmadığını anlatmış olursunuz. Sanat, spor vb derslerin verilmesine, din derslerinin çağdaşlığına, eğitimde olup olmamasına hiç girilmemelidir. Eğitim felsefesi tartışması doğru değildir.

2) İkinci olarak din derslerinin içeriğini de ele almalısınız. İtirazınızın bir yerinde zorla seçtirilen derslerin din dersleri olduğunu belirteceğiniz için din dersine/derslerine karşı değilseniz içeriğin halkın (sizin değil) anladığı din anlayışıyla uyumlu olmadığı, milleti kutulaştıracağına, insan onuruna, kadının özgürlüğüne, anayasaya, yasalara aykırı olduğuna, milli devleti parçalayacağına derslerin içeriğinden örnekler getirmelisiniz.

Örneğin ders kitaplarındaki çok eşlilik, boş ol sözüyle boşama vb örnekleri gösterip “milletimizin algıladığı din bu mu!” dersek herkesi düşündürmüş, toplumu yanımıza çekmiş oluruz.  Yine Kelam, Akaid, Fıkıh, Fıkıh Okumaları gibi derslerde dul kalan kız çocuk sahibi kadının, yeni eşiyle zifaf yaşamadıysa kızını yeni eşinin nikahlayabileceğini, dinden çıkanın öldürülebileceğini, hırsızın el-ayaklarının çapraz kesileceğini neredeyse hiçbir insana anlatamazsınız. Şeriatçı bile bunları kabul etmez. Bu kadar kadın onuruna, insanın yaşama hakkına müdahale eden ifadeler sindirilmez. “Ama dinde varmış” diye yanıt verecek olanlara “peki sen normal görüyor musun?” dediğimizde büyük çoğunlukla “hayır” yanıtı alacağız.

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitaplarından Atatürk’ün kaldırıldığını belirttiğimizde destek artacaktır.

3) Üslubumuz konuşmamızı yönelttiğimiz kesimin hassasiyetine uygun olarak kazanıcı olmalıdır. Eğitimin milli hale getirilmesinin Türk milletinin ve vatanın birliğini sağlama yönünden önemi vurgulanmalıdır.

Muhafazakarına;

“Algıladığınız din bu mu? Kadının aşağılanmasına içiniz elveriyor mu, dinden çıktı diye can ve mal güvenliğine zarar verilebilir mi?” diye sorunca % 98’i “hayır” diyecektir.

Ülkücüsüne;

“Atatürk’ün milliyetçilik ilkesi, Atatürk’ün kazanımları ve ilkeleri kaldırılıyor, Milleti dinsel, mezhepsel temelde bölüyorlar. Kızların nasıl evleneceğine, avret yerlerinin nereler olduğuna dair mezheplere göre değişen yanıtlar var ders kitaplarında. “Milleti böldürmemek için beraber karşı çıkalım” diyelim.

Laikliği önemseyene;

Laiklik, üzerinde tanım birliği yapılamayan bir kavramdır. Kimine göre din düşmanlığı kimine göre dinin özgürce yaşamasının garantisidir. Bu iki uç arasında yüzlerce tanım yapılmaktadır. Bu sebeple “laik eğitim yok ediliyor” demek, hem kafa karışıklığını gidermiyor hem de milletimizi kazanmada ve meseleyi net ortaya koymada yeterli değil.

Laiklik egemenliğin ilahi güç yerine konuşanlar yerine millete ait olmasıyla ilgili kavram olduğundan laikliğin Türk milletinin birliği, milli egemenlikle bağı kurulmalıdır.

Mustafa Solak
Tarihçi Yazar

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.