DOLAR 8,6790
EURO 10,1809
ALTIN 491,77
BIST 1.392
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 27°C
Çok Bulutlu
Ankara
27°C
Çok Bulutlu
Sal 27°C
Çar 22°C
Per 17°C
Cum 18°C

EĞİTİM-İŞ’TE BÖLÜCÜLÜĞE KARŞI TAVIR – 12

 

Eğitim-İş’in Nisan 2016’da yayınladığı bültenin kapağı aslında Eğitim-İş’in sapmasının fotoğrafıydı. Benim de Eğitim-iş İzmir 1 No’lu Şube Örgütlenme Sekreteri olduğum dönemde bu bültenin toplatılması konusunda Eğitim-iş MYK’sı ile bir çok  telefon görüşmesi yapıldığına şahit oldum. Ancak bırakın toplatılmayı bu bülten hala Eğitim-iş Genel Merkezi’nin internet sitesinde durmaktadır.  HDP’nin ve PKK’nın  ‘’TC seri katil’’, ‘’çocuklar katlediliyor’’ dediği bir dönemde bu kapak kimi hedef almaktadır? Şehirleri kim yıkmıştır? Eli sapanlı çocuğu kim öldürmüştür? HDP, Türk Ordusu çocukları öldürüyor diye Türk Ordusuna çamur atmaya cüret ederken bu kapak kime hizmet etmektedir?  Ya da bu kapağı basanlar ve kaldırmamakta ısrar eden Eğitim-İş MYK ’sının amacı nedir?

 

 

Eğitim-İş Nisan 2016 Bülteni son olmamıştır. Eğitim-İş Merkez Yönetimi ülkede hendek savaşları yaşanırken özerklikler ilan edilirken, bombalar patlarken ilan edilen OHAL’in kaldırılmasını ve ‘’çatışmaların durmasını’’ hükümetten talep etmeye devam etmiştir.

05 OCAK 2016 tarihinde Eğitim-İş adına MYK’nın MEB’e yazdığı sorulardan bazıları şunlardır;

‘’24 Temmuz 2015 tarihinden beri şiddetli çatışmaların yaşandığı Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde açılamayan veya açıldıktan sonra kapanan okullardaki öğrenciler için herhangi bir planlama yapılmış mıdır? Okulların eğitim öğretime başladığı 2015 yılı Eylül ayından bu yana yaklaşık 4,5 aylık bir süre geçtiğine göre telafi eğitimi nasıl yapılacaktır? Bakanlığın bir planlaması ve öngörüsü var mıdır?’’

‘’Bu öğretmenler şu anda nerede ne gibi görevler yapmaktadırlar? Yoksa bu açıklamalar sadece kamuoyunu oyalamaya mı yöneliktir?’’

‘’Bakanlık bölgede eğitim-öğretim gören çocuklarımıza sahip çıkacak mıdır? Yoksa öğrenim çağındaki bu çocukların terör örgütünün kucağına gitmelerine seyirci mi kalacaktır?’’

24 Temmuz 2015 açılımın bittiğinin ilan edildiği tarihtir. Eğitim-İş Merkez Yöneticileri çocukların ve Türkiye’nin geleceği için açılımın bitirilmesinin önemini görmüyor ve o dönemdeki PKK’ya yapılan operasyonlara ‘’çatışma’’ demeye devam ediyordu. Ve PKK ile mücadeleyle ilgili hep şüphe ile baktığı sorulara da yansımıştır.  Bakanlığın eğitim-öğretime ara verilerek çocuklara sahip çıkmadığını ve çocukların PKK’nın kucağına bıraktığını iddia ediyor. Hangi veriye dayanarak? Özerklikler ilan edildiğinde PKK’yla mücadeleye başlanmasa, askeri operasyonlar başlamasa asıl o zaman çocuklar PKK’nın kucağına bırakılmayacak mıydı?  Eğitim-İş Merkez Yöneticileri 24 Temmuz 2015 tarihini Amerikancı Açılım Projesinin, Türkiye’nin Parçalanma Projesinin,  çöpe atıldığı tarih olarak değil çatışmaların başladığı tarih olarak görüyordu. Ve geleceğe endişeyle bakıyordu.

04 Ocak 2016 Tarihinde Sayın Nurzen Amuran’ın Dönemin Eğitim-İş Genel Başkanı Sayın Veli Demir’le Röportajı Eğitim-İş İnternet sitesinde yayınlandı. Nurzen Amuran’ın Dönemin Genel Başkanı Sayın Veli Demir’e sorusu çok ilginçti. Sayın Nurzen Amuran şöyle soruyordu;’’ Bir öğretmen dile getirmiş: Çocuklar, ‘Öğretmenim gitmeyin, siz giderseniz bu sefer çok daha kötü saldıracaklar’ diyorlarmış. Velilerden de aynı serzenişler duyulmuş. Siz bir öğretmensiniz. Çocuklarınızı terk etmiş duruma düşüyorsunuz. Bu bir öğretmen için travmadır değil mi?’’

Sayın Veli Demir’in yanıtı Merkez Yönetim Kurulu İmzalı Eğitim-iş basın açıklamalarıyla aynı paraleldedir.

Sayın Veli Demir ‘’Olağanüstü durumdan derhal çıkılmalı, olağan yaşamın koşulları yaratılmalıdır’’ diye yanıtlıyor bu sakat soruyu. 04 Ocak, 2016

Sayın Nurzen Amuran’ın verdiği örnekte çocuk kimin saldıracağından korkuyor? Öğretmenler varken PKK’nın saldırılarından geri durmadığı, sırf öğretmenleri hedef alıp şehit ettiği bilinen bir gerçek. Peki TC’nin öğretmenlerinin* gitmesiyle saldıracak olan Türk Ordusu mu? OHAL’den ve Türk Askerinden korkan hayali çocuk aslında PKK’dır. Diyarbakır Anaları işte yaratılmak istenen bu algı yönetimini yerle bir etti. Kürt çocukların düşmanı Türk Askeri değil, Amerikan Askeri HDPKK’dır. Diyarbakırlı Analar bu gerçeği haykırdıkları için Hepimizin Sendikası olarak onların yanındaydık. O gün OHAL ve PKK’ya karşı operasyonlar olmasaydı bugün analar HDP’nin yüzüne tüküremezdi.  Ama Eğitim-İş Yöneticileri o gün de bugün de 2015’te AKP’nni açılımı bitirmesini samimi bulmadığını ifade ediyor, ancak her zaman açılımı, özerkliği, anadilde eğitimi, PKK’yı savunan HDP’ye karşı tek söz söylememeye devam ediyor.

16 Ocak 2016’da Tekirdağ’dan bir basın açıklamasında bulunacaktı Sayın Veli Demir. Güzel başlayan açıklaması Akademisyen Bildirisi ile bitecektir. ‘’Biz Eğitim-İş olarak ülkeyi yangın yerine çeviren, ülkemizin belli bir bölümünü yaşanmaz hale getiren PKK terör örgütü belasının ortadan kaldırılmasını, ülkemizde bir an önce birlik ve bütünlüğün sağlanmasını istiyoruz. Öte yandan siyasi iktidarın özellikle Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarıyla, bildiriyi imzalayan akademisyenler hakkında gözaltı ve soruşturmaların başlatılmasını hukuka uygun bulmuyoruz.’’ Ülkemizi yangın yerine çeviren hain terör örgütü PKK’yı açıkça hedefe koyan Dönemin Eğitim-iş Genel Başkanı Sayın Veli Demir, PKK’ya terör örgütü diyemeyen Akademisyenlerin soruşturulmasından neden rahatsız olur. Emperyalizmin istediği kamuoyu oluşturma görevi değil midir akademisyenlerin yaptığı? Hem teröre karşıyız hem terörist propagandası yapanlar soruşturulmasın. Bu dönemde Eğitim-iş Merkez Yöneticilerinin Teröre en net tavır aldığını söyleyeceğimiz basın açıklaması artık bu minvaldedir. Teröre karşıyız ama…

 

Uygar SUNAL

Eğitim-İş İzmir 1 Nolu Şube ve Manisa Şube Eski Örgütlenme Sekreteri

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.