DOLAR 8,6674
EURO 10,1864
ALTIN 490,94
BIST 1.392
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 27°C
Çok Bulutlu
Ankara
27°C
Çok Bulutlu
Sal 27°C
Çar 22°C
Per 17°C
Cum 18°C

EĞİTİM-İŞ’TE BÖLÜCÜLÜĞE KARŞI TAVIR – 25

‘’Ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.’’

Bursa Nutku, 6 Şubat 1933

Mustafa Kemal Atatürk

 

20 Ocak 2020 Eğitim-İş Olağan Üstü Genel Kurulunu  (İhraç Genel Kurulunu) doğru değerlendirmek için 21 Eylül 2019 Diyarbakır Analarına Ziyaret ile 20 Ocak 2020 arasındaki kayda değer gelişmeleri tarihe not düşmek gerekir.

Amerikan Emperyalizminin kara gücü PKK’nın talimatı ile kurulan bölücülüğün odağı HDP’ye karşı bir eylemin Eğitim-İş’te böylesine bir tepki alması anormaldi. Diyarbakır Analarına Destek Ziyaretinden bir hafta sonra 28 Eylül 2019 Tarihinde Ankara’da tek gündem maddesi Hepimizin Sendikası Grubunun Diyarbakır Anaları Destek Ziyareti olan  Olağan Üstü Başkanlar Kurulu toplanacaktı. Diyarbakır Anaları Eylemi nedeniyle toplanan Olağan Üstü Başkanlar Kurulunun yapıldığı salona başkan olmayanlar alınmak istenmiyordu. Bunun anlamı şuydu; Tek gündem maddesi  Diyarbakır Anaları Eylemi olan Olağanüstü Başkanlar Kurulunda eylemi yapanlar salona alınmak istenmiyordu. Hepimizin Sendikası Grubu direnç gösterecek ve salondan çıkmayacaktı. Hatta Eğitim-İş İstanbul 4 Nolu Şube Başkanı Sayın Zekeriya Çakmak, Hepimizin Sendikası Sözcüsü ve Eğitim-İş Eskişehir Şube Örgütlenme Sekreteri Sayın Ayla Erdem için kürsüde söz hakkı verilmesi gerektiğini söyleyecekti  ancak masalara vurularak reddedilecekti. Başkanların büyük çoğunluğu algı yönetimine yenilerek Diyarbakır Analarına Destek Ziyaretine gidenlerin ihracını istediğini kürsüden dile getirecekti.  Bölücülüğe karşı kurulan, Anti-Emperyalist Sendika Eğitim-İş’e yakışmayan, demokrasi adına utanç verici Başkanlar Kurulu sonunda Eğitim-İş Genel Başkanı sonuç bildirgesi diye grupların bir gece önce kaleme aldığı metni okumaya başlayacaktı. Bunun üzerine salon karışacak sonuç bildirgesi oylanmadan Başkanlar Kurulu son bulacaktı ancak ertesi günü sosyal mesajlaşma gruplarında korsan bir sonuç bildirgesi yayınlanacaktı. Korsan sonuç bildirgesi Diyarbakır Anaları Eylemine katılan bizleri siyasi partiden talimat almakla suçluyordu. Bizler talimatı  Bursa Nutkundan almıştık ve Sendikamız Eğitim-İş’in  Tüzüğünden  aldığımız güçle Emperyalizme ve Bölücülüğe karşı tavır almıştık.  Asıl talimatla hareket edenlerin Eğitim-İş Tüzüğüne, kuruluş gerekçemize aykırı davranarak Bölücülüğe Karşı eylemi ihraç edenler olduğunu görecektik.

 

 

27 Kasım 2019 Eğitim-İş-Eğitim-Sen CHP Grup Toplantısında

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun makamında yapılan görüşmede, “eğitimin ve eğitim emekçilerinin sorunları, ihraç eğitimciler ve TÖB-DER’in mal varlığı ile ilgili görüş alışverişinde bulunulduğunu” Eğitim-sen internet sitesindeki haberden öğrenecektik. Görüşmedeki konu başlıklarından TÖB-DER’in mal varlığı konusunu dikkate değerdi.

 

TÖB-DER’in Mal Varlığı ?

Son yıllarda Eğitim-İş Eğitim-Sen birleştirme panelleri yapıyordu. Bu panellerden birini Manisa’da gerçekleştiği için biliyorum. 16 Mart 2019’da Eğitim-iş Manisa Şubesi, Eğitim-Sen Manisa Şubesi ve YKKED Manisa Şubesi ile birlikte gerçekleştirilen panelin adı ‘’Öğretmen Okullarından Günümüze’’ olarak karar alınmıştı hatta ilk afiş de bu adla basılmıştı. Ancak panelin afişinin YKKED Manisa Şubesi tarafından değiştirilerek ‘’İlköğretmen Okullarından Eğitim Fakültelerine Öğretmen Yetiştirme ve Örgütlenme  ‘Dün-Bugün-Yarın’ ’’ olarak hazırlanılıp bastırılmış olduğunu görecektik. Panelistler 16. ve 22. Dönem CHP Denizli Milletvekili Sayın Mustafa Gazalcı, Cumhuriyet Gazetesi Köşe Yazarı Sayın Öner Yağcı ve Eğitim-İş Onursal Genel Başkanı Sayın Niyazi Altunya’ydı. Sayın Niyazi Altunya İlköğretmen Okullarından Eğitim Fakültelerine Öğretmen Yetiştirme, Sayın Gazalcı ve Sayın Yağcı Öğretmen Örgütlenmesinin Dünü Bugünü ve Yarınını anlatacaktı. Sayın Gazalcı ve Yağcı tarafından Öğretmen Örgütlenmesinin dünü bugünü ve yarını konusu altında açıkça Eğitim-İş ve Eğitim-Sen’in birleşmesi gerektiği dile getirecekti. Sayın Gazalcı birleşmenin gerekçesini TÖB-DER’in mal varlığına  dayandıracaktı. Sayın Gazalcı Eğitim-İş ve Eğitim-Sen ayrı olduğu için 1980 Darbesinde kapatılarak mal varlığına el koyulan TÖB-DER’in mal varlığı için dava açılamadığını, birçok kurum el konulan mal varlığını geri alırken TÖB-DER’in mal varlığı sahipsiz kaldı diyordu. Taşınır ve taşınmazları tek tek sayan Sayın Gazalcı bu malları almanın tek yolunu Eğitim-İş ve Eğitim-Sen’in birleşmesi olarak ortaya koyuyordu. Sayın Yağcı ise tek başına sendikaların sayılarının az olduğunu hükümete baskı oluşturacak gücü olmadığını bu haliyle ancak tabela sendikası olacaklarını, birleşmeleri gerektiğini dile getirdi. Niyazi Altunya ise tüm bu konuşmalar üzerine sessizdi. Eğitim-İş Eğitim-Sen birleşme fikrine itiraz edip sendikaların ancak ilkeler doğrultusunda bir araya gelirlerse bir güç oluşturabileceğini, TÖS’ün doğru ilkelerle yürüttüğü mücadele sonucu üyesinden daha fazla öğretmenin aldığı boykot kararına katıldığını dile getirdim. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş’in ana ilkelerde uyuşmadığını dile getirip Niyazi Altunya’ya bu konuyla ilgili ne düşündüğü sorusunu yönelttim. Eğitim-İş Onursal Genel Başkanı Sayın Altunya kurumsal birleşme olmak zorunda değil alanda da birleşilebilir görüşü bildirmişti. Panel sonrası ise birleşme fikrine kesinlikle katılmadığımı kendi kitabından örneklerle ifade ettiğimde ise bugünün koşullarının değiştiğini söyleyecekti. Değişen koşullar neydi? Eğitim-Sen Anadilde Eğitim Talebinden vazgeçmiş miydi? Eğitim-Sen daha PKK çağrılarıyla başlayan Kobani Eylemlerine iş bırakma ile destek çıkmamış mıydı?  ETUC üyeliği ile emperyalizmin eğitimlerinden geçmiyor muydu? Eğitim-Sen’de değişen bir şey yoktu ancak anlaşılan Sayın Onursal Genel Başkanımız Sayın Niyazi Altunya’nın düşünceleri değişmişti.

İşte İhraç kongresi öncesi CHP Grup Toplantısında Eğitim-İş ve Eğitim-Sen ile konuşulan TÖB-DER Malvarlığı konusu buydu.

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya

CHP Grup Toplantısında sonrası CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir tarafında Eğitim-İş diğer tarafında Eğitim-Sen fotoğrafında bulunan önemli isimlerden biri CHP Genel Başkan Yardımcısı Sn. Yıldırım Kaya’ydı. Eğitim-İş Genel Merkez Yöneticileri Diyarbakır Anaları Eylemini canhıraş ihraç etmek için uğraşırken, Sayın Kaya da Eğitim-iş ve Eğitim-sen Şubelerinin Ziyaret ediyordu. Sayın Kaya’nın ziyaret ettiği Eğitim-İş Başkanlarının Diyarbakır Analarına İhraç edilmesi konusunda öne atıldığına tanık olacaktık.

 

 

Hepimizin Sendikası Grubu Diyarbakır Analarının ihracının Eğitim-İş ve Eğitim-Sen birleştirme projesinin ön adımı olduğunu, bunun Eğitim-İş’i bitirme planı olduğunu anlatacaktı ancak bu gerçek kara propagandalarla küçültülerek komplo teorisi adlandırılacaktı.

Ancak gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkma gibi bir huyu vardı. Tüm gerçekler İhraç genel kurulundan 3 gün sonra 23 Ocak 2020 tarihinde gözler önüne serildiğini görecektik.

Yarınki yazıda Eğitim-İş İhraç Genel Kurulu ve Sonrasında Yaşananları göreceğiz.

 

*https://egitimsen.org.tr/chp-genel-baskani-kilicdaroglu-ile-gorustuk/

 

Uygar SUNAL

Eğitim-İş İzmir 1 Nolu Şube ve Manisa Şube Eski Örgütlenme Sekreteri

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.