DOLAR 8,6790
EURO 10,1809
ALTIN 491,77
BIST 1.392
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 27°C
Çok Bulutlu
Ankara
27°C
Çok Bulutlu
Sal 27°C
Çar 22°C
Per 17°C
Cum 18°C

EĞİTİM-İŞ’TE BÖLÜCÜLÜĞE KARŞI TAVIR – 2

 

‘’Önce Ülke Sonra Sendika’’ söyleminin her geçen gün önem kazandığının (1) tahlilini yapan Eğitim-İş‘in, Cumhuriyet değerlerinin tartışmaya açıldığı 2008-2011 yıllarında, millî bayramlarımızı alanda kutladığını görüyoruz. 1 Mayıslarda ise Türk bayraklarıyla alanlara indiğini görüyoruz. O dönemde terör örgütü PKK’yı hedefe koyan kitlesel basın açıklamaları yapılıyor, ancak açılıma karşı kitlesel eylem ortaya koyulamıyor. Açılımla ilgili Eğitim-İş Kurucu Genel Başkan’ı Sayın Adıbelli imzalı basın açıklamalarında geçen ‘’içeriği belirsiz açılım tartışmaları’’ (2) gibi ifadeler aslında neden kitlesel eylem ortaya koyulamadığının da yanıtı niteliğinde. Dönemin Genel Başkanı Sayın Adıbelli’nin ifadelerine yansıyan açılım konusundaki kafa karışıklığının bir benzeri Ergenekon kumpasında da göze çarpıyor. ‘’Nereden kontrol edildiği bilinmeyen sindirme operasyonları’’ olarak değerlendiriyor Ergenekon Operasyonları Sayın Adıbelli. Oysa 18 Mart 2009 Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirgesi Ergenekon’un ABD Emperyalizminin bir kumpası olduğunu açıkça dile getiriyor. İşte dönemin Genel Başkanı Sayın Adıbelli’nin basın açıklamalarına yansıyan bu kafa karışıklığı sendika için tartışmaların ipuçlarını barındırıyor aslında. Eğitim-İş Sendikası 2007 yılında gerçekleştirilen Cumhuriyet mitinglerine katılmıştır ancak tertip komitesinde bulunmamaktadır. 2009 yılında Atatürkçü Düşünce Derneği’nin düzenlediği Cumhuriyet Mitingine ise katılmama kararı almıştır.

 

 

2009 yılında Ergenekon kumpasını protesto amaçlı 17 Mayıs 2009 tarihinde Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından bir Cumhuriyet mitingi daha yapılmıştı. Dönemin Eğitim-İş Genel Başkanı Sayın Yüksel Adıbelli mitinge katılmaya karşı olduğu ile ilgili basına demeçler vermişti. O demeçlerden biri daha sonra FETÖ’ nün yayın organı olduğu için kapatılacak olan samanyoluhaber. com’da yayınlanacaktı. Yine FETÖ’ den kapatılan Cihan Haber Ajansı’nın haberinde ise ‘’Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Yüksel Adıbelli, Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından 17 Mayıs Pazar günü Tandoğan Meydanı’nda yapılacak olan Cumhuriyet Mitingi’ne katılmayacaklarını açıkladı.’’ İfadeleri yer alacaktı. (3) Eğitim-iş Genel Merkezi’nin katılmama kararına rağmen Cumhuriyet Mitingine katılan ve tüm şubelere de katılma çağrısı yapan dönemin Eğitim-İş Ankara Şube Başkanı Muradiye Bal, Eğitim-İş Ankara Şube Sekreteri Atilla Aydınoğlu, Ankara Şube Mali Sekreteri Burhan Çelik ‘’kesin olarak yöneticilikten uzaklaştırma’’ istemiyle disipline verilmişti. Eğitim-İş Ankara Şubenin 3 yöneticisi de ‘’kesin olarak yöneticilikten uzaklaştırma’’ cezası almıştır.(4) Dönemin tanıklarının ifadesiyle bu karar sendikada uzun süren tartışmalara neden olmuştu.  Sayın Muradiye Bal disiplin kurulu kararını mahkemeye taşıyacak ve mahkemeyi kazanacaktır. Ancak mitinge katılan sadece Ankara Şube değildir. Ankara, İzmir, İstanbul, Antalya, Konya Şubeleri başta olmak üzere birçok Eğitim-İş şubesinin Cumhuriyet mitingine kitlesel olarak katıldığı bilinmektedir. (Antalya Şube Başkanı İbrahim Daş da uyarı cezası almıştır.) Sayın Muradiye Bal, MYK’nın ve MYK’yı destekleyenlerin muhalif ve hukuksuz tavrına rağmen, Cumhuriyet mitinginde göstermiş olduğu anti-emperyalist tavrın ve dik duruşun sendika içinde destek gördüğünü ifade etmektedir. Bu bilgi ve belgeler ışığında bakıldığında Eğitim-İş Genel Merkezi yönetiminin Cumhuriyet mitingine katılmama kararı ve sonrasında yaşanan haksız ve hukuksuz disiplin kararının Eğitim-İş 3. Olağan Genel Kurulu sonuçlarına yansıdığı da görülüyor. Zamanın Eğitim-İş Konya Şube Başkanı ve Eğitim-iş 3. ve 4. Dönem Genel Başkanı Sayın Veli Demir ise sendikada böyle bir tartışmayı hatırlamadığını, kendisinin Cumhuriyet mitinglerine katıldığını ama disiplin cezası almadığını ve Sayın Yüksel Adıbelli’nin Cumhuriyet mitinglerini her zaman desteklediğini dile getirmiştir. Sayın Veli Demir 2009 Cumhuriyet mitingi ile ilgili yaşanan tartışmaları paylaşmaktan kaçınsa da aslında o dönem yaşanan tartışmalarda almış olduğu doğru tavır onu Genel Başkanlığa taşımıştır. (Sayın Yüksel Adıbelli’nin 2011 Genel Seçiminde CHP’den aday olduğu için Eğitim-İş Genel Başkanlığı bırakmış ve seçimden sonrada göreve dönmemiştir. Eğitim-İş’te bu nedenle de Kurucu Genel Başkan Sayın Yüksel Adıbelli’ye tepki oluşmuştur. Diğer MYK yöneticilerinin özgeçmişleri 2011 Çalışma Raporu’nda yer alırken Sayın Yüksel Adıbelli’nin özgeçmişine çalışma raporunda yer verilmemiştir.) (5)

Eğitim-İş’te 2009 yılında yaşananlar ile 2019 yılında yaşananların benzerlikleri ve farklılıkları ile dikkat çekicidir. Sayın Yüksel Adıbelli’nin CHP’den aday olduğu için Genel Başkanlığı bırakmasına tepki gösterenlerin, 2019’da Sayın Mehmet Balık’ın hem CHP’li Belediyede Daire Başkanı hem Konfederasyon Başkanlığını aynı anda yürütmesine tepki göstermediği görüyoruz. Eğitim-İş’in kuruluş çizgisinin ve Eğitim-İş tüzüğünün Anti-Emperyalist Sendika anlayışının gereği olan eylemlere (Cumhuriyet Mitingi ve Diyarbakır Anneleri Ziyareti’ne)  disiplin cezası verilmesi ve mahkemece haklılığın ortaya çıkması benzer noktadır. İki durumu birbirinden farklı kılan ise Cumhuriyet mitingine katılım sendikada destek görürken, Diyarbakır Anneleri’ne ziyaretinin yeterli desteği görmemesidir. İkinci defa genel kurula sunulacak Diyarbakır Annelerine ziyaretin ihraç kararı bu nedenle Eğitim-İş için ikinci bir fırsattır. 2021 Eğitim İş 6. Olağan Genel Kurulu’nda yapılacak oylama ile Eğitim-İş ya kuruluş çizgisini ikinci defa ihraç edecek ya da kuruluş çizgisine geri dönecektir.

2011 yılındaki 3.Olağan Genel Kuruldan sonra göreve gelen MYK’nın, kuruluşunu tamamlayan, 30 bin üye sayısına ulaşan Eğitim-iş’i kafa karışıklıklarından kurtarıp, ABD ve AB işbirlikçilerine karşı oluşturduğumuz birleşik cephemiz olan BİRLEŞİK KAMU-İŞ’i güçlendirerek alanlara inmemizin beklendiği bir dönemdi.

  1. (18 Mart, 2009-2. DÖNEM 1. BAŞKANLAR KURULU SONUÇ BİLDİRGESİ)
  2. 31 Ağustos 2009 -CUMHURBAŞKANI GÜL’ÜN İFTAR DAVETİNE RED Yüksel ADIBELLİ Eğitim İş Sendikası Genel Başkanı
  3. https://www.haberler.com/egitim-is-baskani-adibelli-17-mayis-cumhuriyet-haberi/
  4. 000/011/2936 sayılı, 10/12/2009 tarihli, Soruşturma sonucu hakkında konulu, Ankara Şube Başkanlığına başlıklı Eğitim-iş Genel Merkezi’nin yazısı
  5. Türkiye’de Öğretmen Örgütlenmesi 1906-2015 / Dr. Niyazi Altunya

 

Uygar SUNAL

Eğitim-İş İzmir 1 Nolu Şube ve Manisa Şube Eski Örgütlenme Sekreteri

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.