DOLAR 8,6790
EURO 10,1809
ALTIN 491,77
BIST 1.392
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 27°C
Çok Bulutlu
Ankara
27°C
Çok Bulutlu
Sal 27°C
Çar 22°C
Per 17°C
Cum 18°C

EĞİTİM-İŞ’TE BÖLÜCÜLÜĞE KARŞI TAVIR – 22

Eğitim-İş’ten Hangi Anlayışı Tasfiye Etmek İstediklerini Bilelim

’Bu Nedenle ülkemizde konuşulan tüm yerel dillerin yaşatılmasını ve öğretilmesini ancak eğitim dilinin kesinlikle Türkçe olmasını savunur.’’  Neden Eğitim-İş Kitapçığı (2013)

2019 yılına gelindiğinde Eğitim-İş’te kuruluş değerlerinden sapmanın ve ideolojik kopuşun sonuçlarıyla karşılaşacaktık. Kendi mücadelesine yabancılaşan her örgütte çürümenin baş göstermesi kaçınılmazdır. Eğitim-İş’te 2019 yılında 3 Mart 3 Devrim yasası eyleminin iki gün öncesi, MYK toplantısında,  Genel Başkanın değiştirmeye çalışıldığı ortaya çıkacaktı. Eylemden 2 gün önce başkanı değiştirmek demek örgütte kargaşa yaratmaktan başka neye hizmet edecekti? Diğer bir skandal ise Eğitim-Sen ve Eğitim-İş’in birleştirme planına hizmet etmek için bir yayın organına Eğitim-İş şubelerince para aktarılması iddiasıydı. Genel Merkez bu iddianın soruşturulmasının üzerine gitmedi. Bir de yedeklerden göreve gelerek Eğitim-İş Genel Basın Yayın ve Uluslar Arası İlişkiler Sekreteri olan Sayın Şükrü Balun’un iller arası ile proje okuluna tayinin çıkmasıydı. Bu tayinin nasıl çıktığı Afyon’da yapılan Başkanlar Kurulunda kendisine sorulacak, kendisi ‘’ herkes nasıl yaptıysa ben de öyle yaptım ‘’ diyecekti. Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Sayın Mehmet Balık ise 2018 yılı sonunda getirildiği CHP’li Antalya Belediyesinde Daire Başkanlığına devam ediyordu. İşte tüm bu çürümeyi sosyal medya gruplarında ifşa eden ve eleştiren Eğitim-İş Adana Şube Eski Yöneticisi Sayın İbrahim Özbay’a MDK ihraç kararı verirken,  kurullarda bu çürümeye neden olanların istifasını isteyen Hepimizin Sendikası grubu üyeleri grupçuluk yapmakla suçlanacaktı.

24-25 Ağustos 2019 Tarihi’nde Afyonkarahisar’da gerçekleştirilen Başkanlar Kurulunda ideolojik sapmanın vahametini ortaya koyan en önemli olay ise ‘’Neden Eğitim-İş ?’’ Kitapçığının 4. Sayfasının tartışmaya açılmasıydı. 4. Sayfanın üye kazandırmamıza engel olduğu için basılmaması Eğitim-İş Şube yöneticisi tarafından talep edilecekti. 4. Sayfada ne vardı? Hangi ifade üye kazandırmamıza engel oluyordu? Şube yöneticisi bunları bile söylemeye cesaret edemeden kürsüden inecekti. ‘’Neden Eğitim-İş ?’’ Kitapçığının 4. Sayfasında ‘’eğitim dilinin kesinlikle Türkçe olmasını savunur’’ ibaresi yazıyordu. Başkan söylemeye cesaret edemeyecekti ama birileri Türkçe Eğitimi savunduğumuzu yazan ifadeyi silmeye cesaret edecekti. Neden Eğitim-İş? Kitapçığının yeni baskısı Mart 2021 tarihinde Eğitim-İş Sendikası’nın internet sitesinde yayınlanacaktı. ‘’Neden Eğitim-İş?’’ Kitapçığının yeni baskısında Türkçe Eğitim ibaresi kaldırılmıştı. Hepimizin Sendikası Sözcüsü Sayın Ayla Erdem bu değişikliği fark eder etmez Eğitim-İş Genel Merkezini arayarak ifadenin tekrar konulması konusunda baskı yapacaktı. Genel Merkez ‘’unutulduğunu’’ ve ‘’yanlışlıkla’’ olduğunu ifade edecekti. Nedense “Unutulan” tek madde de Türkçe Eğitim maddesiydi. Hatta maddenin sadece bir kısmı unutulmuştu. Sayın Ayla Erdem’in uyarısından sonra 12. Sayfaya ek yapılacaktı ancak broşürün ilk baskıları şubelere ulaşmıştı bile. Sadece bu “unutkanlık” bile Eğitim-İş’in kuruluş çizgisine ihanetti. Salgın zamanı birileri el çabukluğu ile Türkçe Eğitimi savunduğumuz ifadeyi siliyordu. Aynı kişiler Türkçe Eğitimin Tüzüğe eklenmesi için önerge veren, broşürden silinince tekrar eklenmesini sağlayan anlayışı Eğitim-İş’ ten tasfiye etmek için hak hukuk tüzük tanımıyordu.

Bu yapılana en güzel yanıtı on iki yıl önce yapılan Eğitim-İş açıklaması verecektir.

“ Yüz yıllar önce Karamanoğlu Mehmet Bey, 13 Mayıs 1277’de  yayınladığı fermanında: ‘Bu günden sonra divanda, dergahta, bargahta, mecliste ve meydanda Türkçe’den başka dil kullanılmayacaktır.’ diyerek Türk Diline sahip çıkarken bu gün bizler ne kadar utanılacak durumda olduğumuzun farkında bile değiliz.” (25.09.2009 ‘’Türkçem Benim Ses Bayrağım!”)

 

Uygar SUNAL

Eğitim-İş İzmir 1 Nolu Şube ve Manisa Şube Eski Örgütlenme Sekreteri

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.