DOLAR 8,6790
EURO 10,1809
ALTIN 491,77
BIST 1.392
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 27°C
Çok Bulutlu
Ankara
27°C
Çok Bulutlu
Sal 27°C
Çar 22°C
Per 17°C
Cum 18°C

EĞİTİM-İŞ’TE BÖLÜCÜLÜĞE KARŞI TAVIR – 3

Eğitim-iş Kasım-2012 Bülteni

2011-2014 yılları Türkiye’de Ergenekon Kumpasına, Balyoz, Askeri Casusluk ve Poyrazköy kumpaslarının eklendiği, Gladyo’nun yurtsever aydınlara ve Türk Ordusu’na pervasızca saldırdığı, Kaset Kumpası nedeniyle Deniz Baykal’ın CHP Genel Başkanlığından istifa etti(rildi)ği ve Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığı ile CHP’de ulusalcıların tasfiye edilmeye başlanacağı, PKK’nın hain terör eylemlerine IŞİD ve DHKP-C’nin eylemlerinin eklendiği,  AKP ve FETÖ koalisyonundaki çatlağın dershane, Bank Asya ve 17-25 Aralık Tapeleri ile ortaya döküldüğü bir dönem. Cumhuriyet Mitinglerinden 6 yıl sonra 2013’te bu sefer tüm Türkiye’de yine milyonlar günlerce sokağa dökülüp dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın istifasını isteyecekti. Çevrecilerin kıvılcımıyla başlayan Gezi Eylemleri’nin kitleselleşmesiyle birlikte alanlar yine Türk Bayraklarıyla dolacak ve Selahattin Demirtaş ‘’Gezide darbeyi gördük ve mesafe koyduk’’ açıklaması yapacaktı.

Bu siyasi iklimde Eğitim-iş söylemlerinin büyük ölçüde kuruluş felsefesiyle örtüştüğünü görüyoruz.

  • Kortejde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentinde ellerinde Türk bayrakları bulunan üyelerimizin önce tertip komitesinde bulunan KESK tarafından alana girmeleri engellenmeye çalışılmış ve hemen arkasından da KESK’in hedef göstermesi sonucu alanda bulunan üyelerimiz bazı siyasi gruplar tarafından saldırıya uğramış; taş ve sopalarla düzenlenen saldırı sonucu çok sayıda arkadaşımız yaralanmışlardır(1)
  • Hükümetten beklentimiz ise özgürlük, demokrasi gibi değerleri ve demokratik özerklik taleplerini gerekçe göstererek teröre destek çıkanlara ve Cumhuriyet’le kavgalı bu anlayışa karşı etkin ve kararlı bir tutum sergilemesidir.(2)
  • Demokratik açılım adı altında son süreçte; ülkemizde, ulus/millet, halk, ana dil, ana dilde eğitim hakkı (eğitimin milliyetler temelinde örgütlenmesi), demokratik özerklik, eyalet sistemi ve başkanlık sistemi gibi konular tartışılmaktadır.(3)
  • 2010-2011 öğretim yılında okullardaki eğitimi boykot kararı alan bölücü terör örgütüne yandaşlık yapanların bugün bu saldırıya seyirci kalmaları da doğal görünmektedir… terör örgütünü ve sempatizanlarını  nasıl saldırganlaştırdığını görüyoruz… Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir.” (4)
  • Tarihsel gerçekliklere, hukuka, ahlaka ve vicdana aykırı sözde “Ermeni soykırımı”nın inkarını cezalandıran yasanın Fransa Meclisinde kabul edilmesini ve “sözde soykırım”ı inkar etmenin suç sayılmasını şiddetle kınıyoruz… Fransız Meclisi dünya durdukça bu kara lekeyi taşıyacaktır.(5)
  • 16 Mart, 2012 FRANSIZ BÜYÜKELÇİLİĞİ’DEN SENDİKAMIZA ZİYARET(6)
  • . Ankara Valiliği bu başvurumuzu 1 Mayıs’a bir kaç gün kala reddetmiş ve bu alanı KESK, DİSK, TTB gibi örgütlerden oluşan gruba tahsis etmiştir.(7)
  • Dünyanın hiçbir yerinde teröre ödün verilerek bir sonuç elde edilmiş değildir. Bugün açılım diye ortaya konulan uygulamalar terör örgütünü daha da şımartmakta ve eylemlerini daha da artırmalarına neden olmaktadır.(8)
  • Siyasal iktidar, terörün çözümünde, ABD ve AB güdümlü çözümlerden medet ummak yerine, ulusal politikalar üretmeli ve bunların sürekliliğini sağlamalıdır. TBMM, bir an önce toplanıp, teröre karşı uygulanacak milli politikayı belirlemelidir.  Unutulmasın ki, teröre destek veren ve göz yumanlar, en az uygulayıcıları kadar suçludur.(9)
  • Kamuoyunda “Balyoz Davası” olarak bilinen ve baştan sona AKP ve cemaatin yönlendirmesiyle sürdürülen siyasi dava apar-topar sonuçlandırıldı… ABD sermayesinin 12 Eylül darbesini tezgahlayarak Türkiye’yi bölgesel bir piyon haline getirmeyi amaçladığını bilmeyen yok. Bu kirli amacı gerçekleştirmek için, ulusal bağımsızlık duyarlılığının tasfiye edilmesi, yerine uysal ve ilkesiz bir siyasi anlayışın yerleştirilmesi öngörülmüştür. Bu dayatma öncelikle “milli görüş” gömleğini taşıyanlar üzerinden gerçekleştirilmeye çalışılmış, ancak Erbakan’ın milliyetçi refleksiyle karşılaşılınca yanında bulunan “uysal”, “işbirliğine yatkın” siyasi ekiple yola devam edilmiştir. Yargılama sürecinde yaşanan hukuksuzlukları anlamlandırabilmek için Wikileaks belgeleri ile gün ışığına çıkan ve ABD Ankara Büyükelçisi Robert Pearson’nun 22 Mart 2003’te Washington’a çektiği 7 sayfalık telgrafın içeriğine bakmak yeterli olacaktır.  (10)
  • 19 Ekim, 2012 ÖĞRETMENLERİN CUMHURİYETİ ANLATMA VE KORUMA GÖREVİ VARDIR
  • 19 Ekim, 2012 VATAN VE CUMHURİYET İÇİN HALK BULUŞMASINI GERÇEKLEŞTİRİYORUZ

Eğitim-İş’in de aralarında bulunduğu 27 demokratik kitle örgütü, 29 Ekim Pazartesi günü saat 11.00’de Birinci Meclis Binası önünde, “Vatan ve Cumhuriyet İçin Halk Buluşması”nı gerçekleştirecek.
Toplantıya Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Tansel Çölaşan, Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı İsmail Tutoğlu, Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Başkanı Şenal Sarıhan, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Birsen Ayas, Müzik Eğitimcileri Derneği Genel Başkanı Refik Saydam, Ulusal Eğitim Derneği Başkanı Nazım Mutlu, Engelliler Konfederasyonu Başkanı Turhan İçli, Türkiye Gençlik Birliği Başkanı İlker Yüce, Birleşik Büro-İş Sendikası Genel Başkanı Haydar Şahindokuyucu, Tarım Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Şükrü Durmuş katıldı.(10)

  • ‘’Birileri sürekli adalet, barış, özgürlük diyorsa, kulağınızı değil, gözünüzü kullanın’’ Eğitim-iş Genel Başkanı Veli Demir (11)
  • 06 Mart, 2013 DÜNYA EMPERYALİZME KARŞI DİRENCİN ATEŞLEYİCİSİNİ KAYBETTİ
  • Çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve sendikanın içinde yer aldığı Vatan ve Cumhuriyet Birlikteliği, 24 Mart Pazar günü saat 13.00’te Yenimahalle Belediyesi Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde “Vatanımıza, Cumhuriyetimize ve Emeğimize Sahip Çıkıyoruz” etkinliği düzenleyecek(13)
  • Anadolu topraklarında tarihin hiçbir döneminde görülmemiş büyüklükte bir ihanet yaşama geçirilirken, sözde çözüm sürecine katkı verecek akil insanlar listesinde Hak-İş, Türk-İş, KESK, Memur-Sen başkanlarının bulunması emek mücadelesi tarihine kara bir leke olarak geçecektir.(14)

 

Basın açıklamalarından yaptığım alıntılar ile Eğitim-iş açıklamalarında bölücülüğe çok net tavır aldığını görüyoruz. Açıktan ABD ve AB Emperyalizmini ve yerli işbirlikçilerini hedefe koyuyor.  Yerli işbirlikçilerin isimlerini ifade ediyor. Ancak BDP adı geçmiyor. Türkiye’de sansasyon yaratan BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın o yıllardaki ‘’Apo’nun Heykelini Dikeceğiz.’’ sözüyle ilgili bir tepki de görünmüyor.  Dönemin Eğitim-iş Merkez Yönetimi açılım sürecine karşı bir eylem ortaya koymuyor ama açılımın ABD ve AB emperyalizmin planı olduğunu dile getiriyor ve buna karşı açıklamalar yapıyor diyebiliriz. Yine ‘’Ermeni Soykırımı Yalanının’’ emperyalizm kaynaklı olduğu ortaya konuyor (Yaklaşık 2 ay sonra Fransız Büyük Elçiliği’nin Eğitim-iş’i ziyaret etmesi ve ‘’Ermeni Soykırımı Yalanı’’ konusunun ziyaretin basın metninde verilmemesi ilginç de olsa). (5) (16) Ermeni Soykırımı Yalanına karşı takdir edilecek bir duruş sergilendiğini görüyoruz. O gün emperyalizmle işbirliği içinde olan Akp hükümeti ile Erbakan’ın milli görüşçü çizgisini birbirinden ayırdığını görüyoruz.(10) Bugün olduğu gibi Siyasal İslam denerek hepsi bir kefeye konulmuyor. Dış politikadaki hataların sadece Akp hükümetine değil o dönemin Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun politikasının da bir sonucu olduğunu ifade etmekten çekinmiyor(15)(16). O gün Wikileaks belgelerine bakmamızı Eğitim-İş adına öneren Merkez Yöneticileri bugün RAND Corporation Raporu’na kör sağır dilsiz olduğunu görüyoruz.  KESK’in ve DTP’nin Birleşik Kamu-iş’e düşmanca tutumunu görüyoruz. Türk bayraklarıyla alana girmekte kararlı olan,  ABD VE AB emperyalizmini hedefe koyan konfederasyonumuza, KESK’in tepki göstermesi o gün doğru yolda olduğumuzun bir göstergesidir.  O dönemde KESK’in ve DTP’nin ideolojik tutumu ile AKP hükümetinin programı birleşiyor. Çünkü açılım süreci denilen emperyalizmin programı uygulamada. Açılım süreci bittiğinde ise KESK, Akp hükümetine her konuda muhalif oluyor. Çünkü KESK’in derdi emperyalizmin programının ‘’Demokratik Açılım’’ sürecinin uygulanması. Peki Eğitim-iş MYK’sı sendikamızı bugün neye göre konumlandırıyor?

 

  1. BİRLEŞİK KAMU-İŞ KONFEDERASYONU, BİR BASIN TOPLANTISI DÜZENLEYEREK 1 MAYIS KUTLAMALARINDA ANKARA’DA YAŞANAN ÇİRKİN SALDIRIYI KINADI ( Merkez Yönetim Kurulu Adına Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Hasan KÜTÜK -2 Mayıs 2011)
  2. 17 Ağustos, 2011 TERÖRÜ VE TERÖRE DESTEK VERENLERİ KINIYORUZ!
  3. 19 Temmuz, 2011-ÖZERKLİK TARTIŞMALARIYLA TOPLUMU PARÇALAMAYA ÇALIŞANLARI KINIYORUZ!
  4. 13 Eylül, 2011-MASUM İNSANLARI HEDEF ALAN TERÖR SALDIRILARINI ŞİDDETLE KINIYORUZ
  5. 24 Ocak, 2012-TÜRK ULUSU EMPERYALİST DAYATMALARA BOYUN EĞMEYECEKTİR.
  6. 03 Mayıs, 2012-1 MAYIS COŞKUMUZ ENGELLENEMEZ
  7. 23 Haziran, 2012-ÖĞRETMENLERİMİZİ HEDEF ALAN TERÖRÜ KINIYORUZ
  8. 21 Ağustos, 2012-TERÖR KANA DOYMUYOR
  9. 23 Eylül, 2012-AKP’NİN ADALETİ
  10. CUMHURİYET SEVDASI SINIR TANIMADI-” 29 Aralık, 2012
  11. 29 Ekim, 2012
  12. 22 Mart, 2013 IRKÇI GERİCİ BÖLÜCÜ ANAYASA İSTEMİYORUZ
  13. 05 Nisan, 2013 EMEK MÜCADELESİ DEĞİL BÖLME MÜCADELESİ VERİYORLAR
  14. 13 Ağustos, 2012 HÜKÜMET TERÖR ÖRGÜTÜNE CESARET VERMEKTEN SAKINMALI
  15. 12 Mayıs, 2013 ULUSUMUZUN BAŞI SAĞOLSUN “AKP’NİN DIŞ POLİTİKA KATLİAMI”  ULUSUMUZUN BAŞI SAĞOLSUN
  16. 16 Mart, 2012 FRANSIZ BÜYÜKELÇİLİĞİ’DEN SENDİKAMIZA ZİYARET

 

Uygar SUNAL

Eğitim-İş İzmir 1 Nolu Şube ve Manisa Şube Eski Örgütlenme Sekreteri

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.