DOLAR 8,5547
EURO 10,1174
ALTIN 494,97
BIST 1.349
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 32°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
32°C
Parçalı Bulutlu
Çar 33°C
Per 33°C
Cum 33°C
Cts 34°C

EĞİTİM-İŞ’TE BÖLÜCÜLÜĞE KARŞI TAVIR – 4

 “Ülkemize, emeğimize, geleceğimize sahip çıkmak için yürüyoruz!”

 

 Birleşik Kamu-iş Konfederasyonu Samsun Ankara Yürüyüşü

2008-2011 dönemini değerlendirdiğim yazının sonunda 2011-2014 dönemi için ayağa kalkması gereken bir döneme girildiğini ifade etmiştim. Kurumlar da insanlar gibidir. Gelişim seyirleri vardır. İşte Eğitim-İş bir insan gibi doğdu, büyüdü sözleriyle kendisini ifade etmeye başladı ancak ayağa kalkmakta geç kalmıştı. Bu dönemde ayağa kalkmaya başladığını görüyoruz.

14 Şubat 2012 ”Samsun Ankara Yürüyüşü”

4-7 Şubat 2012 tarihinde ‘’Samsun Ankara Yürüyüşü” düzenlendi. “Ülkemize, emeğimize, geleceğimize sahip çıkmak için yürüyoruz!” yürüyüşün temel sloganıydı. CHP, DSP, İşçi Partisi (VP), TKP, ADD, CKD, TGB yürüyüşe birlikte katılıyorlardı. Eğitim-İş burada bir güç olduğunu ortaya koyuyordu. KESK’in, DTP’nin 1 Mayıs alanına almayarak yalnızlaştıracağını sandığı Birleşik Kamu-iş, Vatan Emek Cumhuriyet cephesinin öncüleri arasında yer alarak büyüyordu. Üstelik hiçbir partinin arka bahçesi olmadan birçok siyasi parti ve kitle örgütüyle önce ülke mücadelesi sonra sendikal mücadele sloganını hayata geçiriyordu.

29 Ekim 2012 ” Vatan ve Cumhuriyet İçin Halk Buluşması”

29 Ekim Cumhuriyet Bayramında ’’ Vatan ve Cumhuriyet İçin Halk Buluşması’’ eyleminin öncülerinden oluyordu Eğitim-İş.  “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz”, “Halkız, güçlüyüz, Atatürkçüyüz”, “Ulusal Bayramlar onurumuzdur, engellenemez” sloganlarının atıldığı alan, kırmızı beyaz bayraklarla donatılıyordu. Birleşik Kamu-iş’e bağlı sendikalar, ADD, CKD, Ulusal Eğitim Derneği, ÇYDD, TGB, Engelliler Konfederasyonu başta olmak üzere 40’a yakın demokratik kitle örgütünün eyleme katıldığını görüyoruz.

1 Eylül 2013 ABD Büyük Elçiliğine Siyah Çelenk

2013’ün 1 Eylül Dünya Barış Gününde ise Eğitim-İş insanlığın ve barışın düşmanı ABD Emperyalizmine meydan okuyordu ve ABD Büyük Elçiliğinin Önüne Siyah Çelenk bırakma eylemi gerçekleştiriyordu. (1)

 

2011-2014 yıllarında Eğitim-İş’in ideolojik duruşuyla “Ben er meydanındayım.” dediği eylem kararlarına imza atıyordu Eğitim-İş MYK’sı. Bu dönem  “Ne ABD, ne AB Tam Bağımsız Türkiye‘’ sloganının basın metninde yer aldığı son dönemdir(1)(2). Ancak bu dönemde Eğitim-İş Merkez Yönetimi Ergenekon Kumpasına karşı düzenlenen Silivri Eylemlerine katılma kararı alsa da kitlesel bir katılıma öncülük etmemiştir. Genel Merkez İnternet Sitesinde Silivri Eylemlerinin Fotoğraflarına yer verilmemiştir. Eğitim-İş’te Silivri Eylemini şubeler benimsemiş ve örgütlemiştir. Ancak 2016 sonrası Ergenekon Kumpası çöktükten sonra ve FETÖ’cüler Silivri’ye atıldığında Konfederasyonumuzun Genel Merkez Yöneticileri ‘’Umut Nöbeti’’ için Silivri’ye gitmekten ve bol bol fotoğraflarını paylaşmaktan çekinmeyeceklerdi.

 

2011-2014 döneminden sonra ne oldu da Eğitim-İş’te gruplar oluştu?

Görünürde ne basın açıklamaları ne de eylemsel yönden büyük bir kırılma ya da sapma yoktu ancak içeride su ısınıyordu. Dönemin Genel Başkan Sayın Veli Demir’in o dönem de en güçlü rakibi bugünkü Hepimizin Sendikası Grubuydu. HS grubunun iktidar olduğu şubelerde hukuksuz şubeleşmeler başladı.

Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere 2013 yılında İstanbul ve Ankara’ da, 2014 yılında İzmir’de No’lu şube uygulamasına geçilirken yakın üye sayılarına sahip Antalya, Kocaeli ve Adana’da şubeleşmeye gidilmedi. Çünkü Genel Merkez şubeleşmeyi üye sayısına göre yapmıyordu. Eğitim-İş Tüzüğüne göre No’lu Şube uygulaması da yoktu. Tüzük siyasi amaçla çiğnenerek No’lu şubeye geçildi. Bu uygulama sonra ki yıllarda Eğitim-İş içinde böl parçala yönet hastalığına dönüşecekti. Genel Merkez Yöneticileri elindeki yetkiyi kötüye kullanarak muhalif şubeleri parçalayacaktı.  O dönemde seçim kazanmak için Eğitim-İş’e verdiği emeğe ve tüzüğüne sadık olmalarına bakılmaksızın sosyal demokratlar, CHP’liler iktidara gelsin, İşçi Partililerden sendika kurtarılsın söylemleri yükselmeye başlamıştı. Bir kitle örgütüne dinamit koyan bu anlayış 2020’de ideolojik tasfiyeye kadar gidecekti. Birçoğu o dönemde üye olan Halkçı Emekçiler Grubu üyeleri ise Anadilde Eğitim konusunu Eğitim-İş’te tartışmaya açıyorlardı.

2011-2014’te Eğitim-İş MYK ’sının içi de karışıktı. Davalar, karşılıklı suçlamalar, hakaretler 2014 4. Olağan Genel Kurul Salonuna kadar ulaştı. Ve ne olduysa 2014 genel kurulundan sonra oldu.

 

  1. 31 Ağustos, 2013 DÜNYA BARIŞ GÜNÜNDE ABD BÜYÜKELÇİLİĞİNE SİYAH ÇELENK BIRAKTIK
  2. İKTİDARIN ÜNİVERSİTELER ÜZERİNDEKİ BASKISINI PROTESTO ETTİK

 

Uygar SUNAL

Eğitim-İş İzmir 1 Nolu Şube ve Manisa Şube Eski Örgütlenme Sekreteri

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.