DOLAR 8,6674
EURO 10,1864
ALTIN 490,94
BIST 1.392
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 27°C
Çok Bulutlu
Ankara
27°C
Çok Bulutlu
Sal 27°C
Çar 22°C
Per 17°C
Cum 18°C

EĞİTİM-İŞ’TE BÖLÜCÜLÜĞE KARŞI TAVIR-5

 

Türkiye’de 2014 yılı AKP hükümetinin açılım sürecine hâlâ devam ettiği, HDP’nin bölücülüğü açıktan dile getirdiği, Ergenekon kumpasının çöktüğü, FETÖ ve AKP koalisyonun bittiği bir yıldı.

2014’te DTK (Demokratik Toplum Kongresi)  Başkanı Ahmet Türk 30 Mart 2014 yerel seçimlerini referandum olarak değerlendirilmesi gerektiğini dile getirmişti.(1) Yerel seçimi referandum olarak değerlendirmesinin nedeni HDP’nin seçimi kazandığı illerde özyönetim ilan edeceğini açıklamaktı. Terörist elebaşı Apo da Suriye, Türkiye ve Irak’ın ortak Kürt ordusunun kurulmasına tarihsel bir zorunluluktur diyecekti. AKP Hükümeti, FETÖ ile yolları ayırsa da PKK ile açılıma devam diyerek Amerikan emperyalizminin bölücü politikasını uygulamaya devam ediyordu. 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde AKP’nin adayı Recep Tayyip Erdoğan’ken, CHP ve MHP’nin çatı adayı Ekmelettin İhsanoğlu oldu. HDP’nin adayı ise Selahattin Demirtaş’tı. Ekmelettin İhsanoğlu ne MHP ne CHP seçmenin içine sinen bir adaydı. Cumhuriyetçiliği de Milliyetçiliği de güven vermeyen bir adaydı. Seçim çalışmasında İhsanoğlu her güne gafla, gafletle devam ederken Selahattin Demirtaş her gün ekranlarda parlatılıyor ve “sol”un oyuna talip oluyordu. HDP böylelikle oylarını %6’dan %9’a yükseltti. HDP’nin oyları o dönemde şişirilmeye başlandı ve HDP bu seçimden sonra bağımsız aday olarak değil parti olarak seçime girmesinin yolu açılmış oldu.  Seçimi Recep Tayyip Erdoğan kazanarak Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olurken ve Ağustos 2014 Davutoğlu Başbakanlık görevini aldı. Sınırımızda ise ABD emperyalizmi Suriye’yi parçalamak ve 2. İsrail’i kurmak için terör örgütlerini besliyor ve kürt koridoru için mazlum bir milletin daha kanını döküyordu. TBMM’de ise AKP ve MHP oyları ile tezkere kararı çıkmıştı.(2 Ekim 2014) PYD(PKK)  IŞİD’le savaşıyor yalanı ile PKK güzellemesine zemin hazırlanıyordu. . CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise ‘’YPG terör örgütü değildir’’ diyordu (Ekim 2014).  PKK’nın ve siyasi ayağı HDP’nin çağrısıyla 6-7 Ekim’de Kobane olayları yaşandı. Sokağa dökülen PKK’lılar insanlarımızı şehit edip, çarşıları, dükkânları ve okulları yakıp, Atatürk heykellerini parçaladı. Açılım sürecinde PKK’nın silah bırakmak şöyle dursun şehirleri yığınak yaptığı gözle önüne serildi.

Ergenekon Kumpası da çöküyordu. CHP Milletvekilleri Mustafa Balbay (Aralık 2013) ve Tuncay Özkan ( Mart 2014) ; Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ; İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek (Mart 2014) tahliye oldu.

FETÖ ile AKP arasındaki koalisyon bitmişti. Amerikan Gladyosu FETÖ, AKP hükümeti ile ilgili yolsuzluk tapeleri yayınlıyordu. Gezi Olayları’nda tırmanan Tayyip Erdoğan nefreti, Fuat Avni’ni hesabından yayınlanan tapelerin doğru yanlış sorgulanmadan kabulüne yol açıyordu. Tapeler sadece AKP yolsuzluk iddiaları ile sınırlı değildi, Türk Ordusunun sınır ötesi operasyon gerekçesinin kurgu olduğu gibi iddiaları ile Türkiye hem içeride hem dışarıda köşeye sıkıştırılmak isteniyordu. Emperyalizm Türk ordusu ile ilgili kara propagandadan da vazgeçmiyordu. Sınır ötesinden Amerikan emperyalizminin beslemesi PKK ve İŞİD tarafından topraklarımıza atılan bombaların Türk ordusunun attığını, olmayan bir savaş yarattığı algısı yaratıyordu.(Süleyman Şah Türbesini Bombalarız) PKK dolayısıyla Amerikan emperyalizmi aklanıyor yine Türk Ordusunun olası bir sınır ötesi operasyonu meşru zemini ortadan kaldırılmaya çalışılıyordu.  2014 Aralığında FETÖ’nün yayın organları Zaman Gazetesi’ne ve Samanyolu TV’ye Tahşiyeciler operasyonu düzenlenecekti.

2014 yılında Eğitim-İş’te bölücülüğe ve emperyalizme karşı tavra bakmadan önce taşların yerinden oynadığı bir yıl olduğunu kabul etmek gerekir. Böyle bir dönemde ideolojik zeminin sağlamlığı önemliydi. Emperyalizme karşı konumlanma sağlanmadığında siyasetteki çelişkiler de artış gösteriyordu. Eğitim-İş’in tüzüğü burada antiemperyalist bir tutum almayı öneriyor, önce ülke sonra sendika söylemini uygulamanın gerekliliğini önüne koyuyordu. Bir sonraki yazıda 2014 yılında Eğitim-İş MYK’sının 2014 yılında eylemde ve söylemde nasıl bir duruş gösterdiğine değineceğim.

(NOT: 2014 yılında, Gezi olayları sırasında başına gaz kapsülü ile hedef alınarak öldürülen Berkin Elvan’ın kaybı, Soma ve Ermenek Maden Faciaları gibi acı olaylar da yaşanmıştır. Sendikamız burada eylem ve söylemleri ile gereken tepkiyi göstermiştir. Bu yazı dizisinde Eğitim-İş Genel Merkezi’nin bölücülükle ve emperyalizmle ilgili tutumunu mercek altına aldığım için 2014 yılında yaşananları bu çerçevede özetlemeye çalıştığımı tekrar hatırlatmak isterim.)

  1. Aydınlık, 09.02.2014

 

Uygar SUNAL

Eğitim-İş İzmir 1 Nolu Şube ve Manisa Şube Eski Örgütlenme Sekreteri

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.