DOLAR 8,6803
EURO 10,3507
ALTIN 500,69
BIST 1.409
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 27°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
27°C
Parçalı Bulutlu
Cts 29°C
Paz 30°C
Pts 30°C
Sal 28°C

Sorunlara Sığınıp Çözüm Üretmeyecek Miyiz ?

Eğitim sistemimizde 1950’lerden bu yana neoliberalizm etkisi altında ve gün geçtikçe de Eğitim sisteminin sorunlarının derinleştiğini görüyoruz. Türkiye’de yaparak yaşayarak öğrenme modelinin uygulandığı bir dönemle ile bugünün eğitim anlayışı kıyaslanamaz. Ancak bugün biz ne yapacağız. Geçmişte kaybettiğimiz Köy Enstitüleri modelinin yasını tutmaya devam mı edeceğiz yoksa bugünün önümüze koyduğu sorunlara çözüm mü üreteceğiz. Eğitim sisteminin sorunlarını tahlil gibi zor bir tahlili ustalıkla yaparken, günün sorunlarına çözümler üretmekte zorladığımızı görüyorum. Ben ne yapabilirim sistem kötü anlayışına sığınıyoruz. Dönem silkinme ve çözüm üretme dönemidir. Salgın süreci dünyada zaten çöküş sinyalleri veren neoliberal sisteme büyük bir darbe vurdu. Sağlık ve eğitim sistemi başta olmak üzere kamuculuğun önemi ortaya çıktı. Eğitim sisteminin sorunları bir günde çözülmeyecek ancak sorunlar kendi çözümünü doğurur edilgenliği ya da ben bunu yaptım bireyselliği ile de çözülmeyeceği kesin. “Tüm öğrencilere 100 verilmesini ölçme değerlendirmeye aykırı bulanlar kanımca, neoliberalizmin küresel çapta eğitim sistemlerinde yaratmış olduğu tahribatın kurbanı olanlardır” (*) tespitinde bulunmuş Yeliz öğretmenimiz. Herkese 100 verilmesi durumunda bir değerlendirme söz konusu değildir. Bu öneri; ölçme ve değerlendirme arayışından vazgeçelim, konuyu kapatalım demektir. 2. Yarıyıl için performans görevi verilmesini önermemin asıl nedeni sadece öğrenciyi ölçelim de değildir. Performans görevi ile öğrenciyi eğitim sürecine elimizdeki imkanlar ölçüsünde (dağıtılan kitap, Eba TV ile) dahil edebilir miyiz arayışıdır. Amaç köyünde çobanlık yapan ya da ev işlerine boğulmuş çocuğun bir sehpaya oturup MEB’in dağıttığı kitabın kapağını açarak eline kalem almasını sağlamaktır. Her ölçme yönteminin sonuç odaklı olduğunu sanılıyor, süreç odaklı ölçme yöntemlerini unutuyoruz. Ayrıca ölçmenin sadece öğrenciye geri dönüt sağladığı yanılgısına kapılıyoruz. Oysa ölçme tüm sistemi değerlendirmemizi sağlar. Geribildirim ise eksiklerin telafisinin önünü açar. Bu dönemde ölçmenin de değerlendirmenin kusursuz olmayacağı doğrudur. Ama en sağlıklı çözümü aramaktan vazgeçmek hiç doğru değildir.

Elimizdeki İmkanları Amaca Seferber Etmek

Türkiye bugün sadece eğitim sistemini sorgulamıyor, ekonomik sistemi de sorguluyor. Üreten Türkiye, ekonomide tam bağımsız Türkiye olmak için atıl olan geri teknolojideki üretim araçlarının bile üretime dahil edilmesinin önemi konuşuluyor. Evet kitaplar ve EbaTV etkileşimden uzak, geri eğitim araçları ancak bugünün koşullarında bunları kullanılır kılmak önemli değil mi? Eğitim ordumuz tüm zorluklara rağmen eğitim-öğretimin devamı için yoğun emek harcadı, fedakarca çalıştı. Milli Eğitim Bakanlığı da salgın sürecinin başında Eba TV ve canlı ders gibi çözümler üretti. Ancak 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılı başından beri MEB hem planlamada hem çözüm üretmekte beklentinin altında kaldı. Öğretmenlere bireysel anlamda güven duyulduğu, taktir edildiği dile getiriliyor. Ancak toplumsal anlamda öğretmenlik mesleğinin saygınlığının istenilen düzeyde olması ancak sistemin hatalarının düzeltilmesi ile olur. Yoksa sistemsel sorunun öğretmene olumsuz dönüşleri kaçınılmazdır. Bu nedenle önümüzdeki dönemde günün sorunlarına imkanlar dahilinde somut çözümler üretmeye mecburuz.

Olağanüstü Durumlar Ancak Olağanüstü Çözümler ile Aşılır

Dünyanın en iyi uçak mühendisi olabilirsiniz ancak uçaklarınızın kanadına sürmek için emayit denilen sıvınız yok diye uçağı uçurmaktan vazgeçiyorsanız, bu koşullarda bu yoklukta yapacak bir şey yok diye havlu atıyorsanız o savaşı kazanamazsınız. Ve halkın güvenini de kazanamazsınız. Ancak olmayan emayit yerine patates suyu, yumurta ve paça suyu sürüp o uçağı havalandırıyorsanız işte o zaman hem Türk Milletinin gönlünü hem savaşı kazanırsınız.

Uygar SUNAL

(*) Yeliz Öztürk , https://vatanemekcumhuriyet.com/adil-olan-ne

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.