DOLAR 8,6803
EURO 10,3507
ALTIN 500,69
BIST 1.409
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 27°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
27°C
Parçalı Bulutlu
Cts 29°C
Paz 30°C
Pts 30°C
Sal 28°C

BU KAZANIM HEPİMİZİN!

BU KAZANIM HEPİMİZİN!

Eğitim İş Sendikası’nda Hepimizin Sendikası grubunun 21 Eylül 2019 günü Diyarbakır ziyareti sonrası ziyaretin yetki aşımı olduğu, kurumun adının kullanıldığı gerekçeleriyle disiplin süreci başlatılmış ve bu konu ile ilgili yedi kişi hakkında ihraç kararı verilmişti. Bırakalım isim kullanılmasını, veya ziyareti bu ziyaretle ilgili çağrı yapmak ve ziyareti desteklemek dahi ihracı gerektiren bir disiplin suçu olarak görülmüştü. İnsanlığın demokratik devrimlerle kazandığı fikir hürriyetinin hoyratça çiğnenmesi ancak ideolojik hınç ile izah edilebilir.

Hepimizin Sendikası grubunun ihraç kararlarını mahkemeye taşıması ve 10 Kasım 2020 günü Ankara 21 No’lu İş Mahkemesi’nin verdiği karar sendikalar ve sendika içi gruplar hatta tüm demokratik kitle örgütleri açısından tarihî değerdedir. Mahkeme kararları esastan bozmuş, sendika içindeki grupların kendi görüşlerini ortaya koyabilmelerini güvence altına almıştır. Bu açıdan bu karar, sendikal mücadele içindeki her kesimi ilgilendirmektedir ve kitle örgütleri içindeki her gruba güvence sağlamaktadır. Kitle örgütlerinde örgüt tüzüğü ve disiplin hükümlerinin ideolojik mücadele aracına dönüştürülemeyeceği hükme bağlanmıştır.

Son yıllarda gerek sınıf mücadelesinin düşüş eğiliminde olması, gerek kamu emekçileri sendikalarında üye aidatının “toplu sözleşme ikramiyesi”altında devletçe ödenmesi sendikaları üye tabanın ve dolayısıyla demokratik işleyişten uzaklaştırmıştı. Bu koşullar sendikalarda “sendika ağalığını, kariyerizmi” beslemekte ve farklı seslerin yaşam hakkını ortadan kaldırmaktaydı. Bu karar bu gidişe adeta yargı yoluyla “dur” ihtarıdır.

Kazanılmış bazı hakların uygulamaya geçirilebilmesi de mücadele ile olmaktadır. Eğitim İş Sendikası’nın tüzüğü ifade özgürlüğünü kapsamaktadır, fakat yönetim anlayışı bunu disiplinsizlik olarak görmektedir ve maalesef bu yanlış yönetim anlayışı önemli bir taraftar kitlesi bulmuştur. Bu demokratik geleneğimizin aşındığının net göstergesidir. Yargının kararı demokratik tavır almayan düşünceyi suç addeden diğer grupların kendilerini ifade edebilmelerini de güvence almıştır. Bu nedenle bu kazanım hepimizindir.

Zafer İncebacak
Eğitimci – Yazar

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.