DOLAR 8,6790
EURO 10,1809
ALTIN 491,77
BIST 1.392
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 27°C
Çok Bulutlu
Ankara
27°C
Çok Bulutlu
Sal 27°C
Çar 22°C
Per 17°C
Cum 18°C

EĞİTİM-İŞ’TE BÖLÜCÜLÜĞE KARŞI TAVIR – 16

2016 yılında Eğitim-İş MYK’sına eleştiriler yükseliyordu. Eleştiriler sendika kültüründeki yozlaşma, sendika- siyaset ilişkisi ve ideolojik temeldeydi.

Dönemin Hepimizin Sendikası Grubu Sözcüsü ve İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Prof. Dr. Ömer Lütfi Değirmenci Birleşik Kamu İş’e Gönül Verenler Sosyal Medya Grubunda iki yazı yayınlayacaktı. Ömer Başkan’la bir dönem birlikte çalıştığım için şahsen de tanıyorum. Kurullarda konuşulmasında yana tavır alan, kapalı dahi olsa sosyal medya grupların da fikir beyan etmeyi tercih etmeyen bir Şube Başkanıydı. Sayın Ömer Değirmenci grupta yazı paylaşıyorsa tüm yolları tükettiğini anlamak zor değildi. Yayınladığı iki yazısının birincisinde sendikanın mesajlaşma gruplarında fikir beyan edenlerin gruplardan atıldığını, bunun yanlış olduğunu, eleştiri kültürüne aykırı olduğunu dile getiriyordu. Diğer yazısında ise Eğitim-İş Genel Merkezi’nin her gittiği ilde CHP il bürosunu ziyaretine eleştiri getiriyordu.  Kendisi Cumhuriyet Halk Partisi Bilim Kurulu Üyeliği yapan Sayın Değirmenci’nin yazısını aynen alıntılıyorum.

SEBEB-İ ZİYARETİN

‘’Partiler ziyaret edilmez mi? Edilir. Fakat ziyaret bir sebep üzerine olmalıdır.

Bir rapor sunacaksan gidersin.

Bir eylem yapacağın zaman bilgi vermek için gidersin.

Yönetim değişir hayırlı olsuna gidersin.

Başına bir hal gelir geçmiş olsuna gidersin.

Başarılı bir iş yapar tebriğe gidersin.

Ortada fol yok, yumurta yokken parti il örgütlerini ziyaret de ne oluyor?

Sebeb-i ziyaretin, yukarıda saydıklarımdan hangisi acaba?’’

 

(14.03.2016 Birleşik Kamu-iş’e gönül verenler Sosyal Medya Grubu/ Prof. Dr. Ömer Lütfi Değirmenci)

 

2014-2016 yılları arasında MYK sendikanın ideolojik olarak savrulmasına neden olmuştu. 2014 yılında tek liste olarak tüm kurulları alan Bizim Sendika Ekibi 2016’da birbirine düşerek Yol Arkadaşları ve11 Haziran olarak ikiye bölünecekti. Örgütü yönetemeyen bölünmüş MYK Eğitim-İş’i fırtınanın ortasında bıraktı. Hepimizin Sendikası Grubu ağustos ayında Eğitim-İş Genel Merkezini ziyaret ederek Merkez Yöneticilerine sorunun çözümü için dört seçenek sunacaktı.

  1. Merkez yönetimin uzlaşıp ayrılıkları bir tarafa bırakarak 2017 5. Olağan Genel Kurula birlikte taşımaları (Öteden beri MYK’dan beklentimiz budur).
  2. Rahatsızlık duyan arkadaşların istifa ederek yedekten gelen arkadaşlarla birlikte yeni bir hava oluşturulması ve bu ekibin sendikamızı genel kurula taşıması.
  3. Biz birlikte geldik ve sorumluluk bütün olarak MYK’nındır denilerek MYK’nın topluca istifa etmesi
  4. Biz bu işte başarısız olduk. Bir ve beraber olamadık denilerek olağanüstü genel kurul kararı vermek

Hepimizin Sendikası grubunun en kötü çözüm çözümsüzlükten iyidir dediği son öneri hayata geçirilecekti. Bizim Sendikanın bölünmesiyle oluşan Yol Arkadaşları ve 11 Haziran grubu karar defterini ve sendikanın anahtarını birbirlerinden saklayacak kadar birbirlerine düşmanca tutum gösterecek ancak sendikanın çıkarları için bile ilk iki yedekte olan Hepimizin Sendikasının grubunun yönetime girmesine razı olmadıkları için istifa etmeyeceklerdi. Eğitim-iş Sendikası tarihinde ilk defa olağanüstü genel kurul yapılacaktı. Hem Türkiye’nin emperyalizmle savaşının şiddetlendiği bir dönemde hem de olağan seçime bir yıldan az bir süre kalmasına rağmen olağanüstü genel kurul kararı alınacaktı.

2014 Eylül’den 2016 Eylül’e kadar Sayın Veli Demir Başkanlığındaki bizim sendikanın yönettiği Eğitim-İş’in bu dönemde; antiemperyalist duruşu yara alacak, sendika siyaset ilişkisi zedelenecek, sendika içindeki demokrasi kültürü yok olmaya başlayacak ve ilk olağanüstü genel kurulunu gerçekleştirecekti. Hem 11 Haziran hem Yol Arkadaşları grubunun HS üzerinden yürüttüğü kara propaganda etkili olacak, HS ise sendikal çizgide yürüttüğü mücadele dilinden vazgeçmeyecekti. Ama Olağanüstü Genel Kurulun kazananı yine aynı gruplar olacaktı. Hepimizin Sendikası grubu olağanüstü genel kuruldan güç kaybederek çıkacaktı.

2016 Eylül’de yapılan 1. Olağanüstü Genel Kurul sonrası seçilen yönetim, Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sayın Mehmet Balık’a Eğitim-İş Genel Başkanlığı görevini verecekti.

Sayın Mehmet Balık’ın Genel Başkanlığındaki Eğitim-İş MYK’sının aldığı eylem kararlarına ve söylemlerine bir sonraki yazımızda değineceğiz.

 

Uygar SUNAL

Eğitim-İş İzmir 1 Nolu Şube ve Manisa Şube Eski Örgütlenme Sekreteri

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.