DOLAR 8,6790
EURO 10,1809
ALTIN 491,77
BIST 1.392
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 27°C
Çok Bulutlu
Ankara
27°C
Çok Bulutlu
Sal 27°C
Çar 22°C
Per 17°C
Cum 18°C

EĞİTİM-İŞ’TE BÖLÜCÜLÜĞE KARŞI TAVIR – 21

 

Türk Ordusu sınırımızın güvenliği için emperyalizmin beslemesi PKK ve DAEŞ terör örgütleriyle savaşıyordu (20 Ocak 2018 Zeytin Dalı Harekâtı). Konfederasyonumuzun Yöneticileri ise SOROS’ un SODEV’ inden aldığımız ödülünü kucaklayarak 2018 yılına başlayacaktı. Yıllardır Merkez yöneticilerinin uyguladığı kuruluş çizgimize aykırı politika sonunda Eğitim-İş’in 5. Dönem 2. Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirgesine de yansıyacaktı. ‘’Ülkemiz iki yıla yakındır OHAL ve KHK ile antidemokratik bir şekilde yönetilmektedir. Siyasal iktidar, 15 Temmuz kalkışmasını kendi devamlılığı için bir fırsata çevirmiştir’’ ifadesi sonuç bildirgesinde yer aldığını görüyoruz. Son iki yıl (2016-2018) ülkemizde gerçekten de olağanüstü koşulların yaşandığı bir dönemdir. Bu başkanlar kurulundan yaklaşık 10 gün önce PYD/PKK sınır ötesinden Kilis’e roketatarlarla saldırı düzenleyecek ve 2 vatandaşımız şehit olacaktı. Ancak Başkanlar bu koşullarda OHAL’e karşı, sınır ötesi operasyonlar yapılmasın Mehmetçiğin kanı ‘emperyalist çıkarlar’ için akıtılmasın diyen bildirgeyi reddedecek çoğunluğu sağlayamadılar. Emperyalizmin çıkarı kara gücü PKK’nın Türkiye, Suriye, Irak’ı parçalayarak kukla bir terör devleti kurması değil miydi? Mehmetçik Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Operasyonlarını sadece PKK’ya karşı değil Amerikan Emperyalizmine karşı veriyordu.

 

 

Bildiride değinilmesi gereken bir başka ifade ise Türk Tabipler Birliği ile ilgiliydi. Türk Tabipler Birliği Zeytin Dalı Operasyonuna karşı ‘’Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur’’ başlıklı bir bildiri yayınlamıştı. Bu bildiri ‘’Savaşa hayır, barış hemen şimdi! ‘’ sloganıyla biten, PKK’ya tek söz etmeyen, Türk Ordusu PKK’yı her köşeye sıkıştırdığında barış barış diye feryat eden bildirilerden biriydi. Bildiriyi yayınlayanlar hakkında soruşturma açılmıştı. İşte 5. Dönem 2. Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirgesi, bu bildiriyi yayınlayanların yanındayız diyordu. Eğitim-İş MYK’sı 2016 yılında da akademisyenler bildirisini yayınlayanlara açılan soruşturmaya karşı çıkıyor ancak karşı çıkarken bir parantez açıyordu; ’’Elbette ki Eğitim-İş olarak bir kısım akademisyenin imza koyduğu bu bildiriyi kesinlikle onaylamıyoruz, bildirideki beyan ve açıklamalara katılmıyoruz, doğru da bulmuyoruz.  Çünkü PKK bir terör örgütüdür’’ diye ekliyordu. 2018’de bu paranteze bile gerek görmüyordu.

Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarına karşı açıklamalar yapan Eğitim-İş MYK’sının güç aldığı yer neresiydi?  ‘’Emperyalizmin bu kanlı oyununu ancak ‘barış’ diyenlerin oluşturacağı güç bozacaktır.‘’ 14 Nisan 2018 BU SAVAŞ EMPERYALİST GÜÇLERİN KİRLİ SAVAŞIDIR basın açıklaması metninde geçen bu ifadeyle Merkez Yöneticilerimiz kimi kastediyordu? Mehmetçik Amerikan Emperyalizminin kara gücü PKK üzerine yürürken barış diyenler kimdi?

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu 2018 yılında 1 Mayıs’ı -Hepimizin Sendikasının Grubunun talep ettiği gibi- Uşak’ta kutlama kararı alacaktı. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu  ‘’Şeker Vatandır, Vatan Satılmaz’’ ana sloganıyla alana inecekti.   Eğitim-İş MYK’sı ise bağlı bulunduğu Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun kararına uymayacak ve Taksim’de 1 Mayısı kutlayacaktı. Bu ayrılığın nasıl suni olarak şişirildiğini ise 08.04.2018 tarihinde dönemin Eğitim-İş İzmir 1 Nolu Şube Yöneticisi Sayın Bülent Turan’ın Birleşik Kamu-İş’e Gönül Verenler sosyal medya grubundaki yazısı ile ortaya konulacaktı.  ‘’23 Mart 2018 tarihinde saat 18.30’da Eğitim-İş 4 No’lu Şube hariç tüm sendikalar toplantıda hazır bulundu. Birlik ve bütünlük içinde geçen bir toplantı olduğunu düşündüm, bir eksik olmasına rağmen. Çok şeyler konuşuldu toplantıda. Konuşulan gündemlerin arasında 1 Mayıs da vardı. Genel Başkan Sayın Balık heyecan, telaş ve biraz da mutlulukla: “Arkadaşlar, şeker fabrikalarının özelleştirilmesine dur demek ve fabrikalarımıza sahip çıktığımızı göstermek için bu yılkı 1 Mayıs’ı cumhuriyet tarihinin ilk şeker fabrikası olan Alpullu Şeker Fabrikası’nda kutlayalım mı?” diye sordu. Tüm katılımcılar mutluluk ve heyecanla yani oy birliği ile destek verdi. “İyi düşünmüşsünüz çok anlamlı olur” dedik.‘’ Sayın Turan’ın yazısından da anlaşılacağı gibi fikir birliği yaşanan bir konuda Uşak’ın karşısına Taksim’i koyup ikilik yaratanlar Eğitim-İş’i Vatan Emek Cumhuriyet mücadelesinden koparmak isteyenlerdi. Eğitim-İş ne zaman Vatan Emek Cumhuriyet mücadelesinden yana bir adım atsa ‘’barış’’ diyenlerin gücü onu hızla kendine doğru çekiyordu.

 

Uygar SUNAL

Eğitim-İş İzmir 1 Nolu Şube ve Manisa Şube Eski Örgütlenme Sekreteri

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.