EMEKÇİLER OLARAK ZAM DEĞİL, GÜVENCE İSTİYORUZ
Dünyada ve Türkiye’de neoliberal iktisat çöküyor. Malî sermayenin küresel diktası sona eriyor, planlı, kamucu, paylaşmacı, üretici, kalkınmacı bir iktisadî sistem kendini iyiden iyiye hissettiriyor. Çöken sistemin krizi enflasyon olarak, işsizlik olarak emekçi kitlenin belini büküyor. Hükümet bu gidişatı seyredemez. Döviz kurlarındaki ani artışların zam sağanağı olarak emekçilerin tepesine yağmasına seyirci kalınamaz. Hükümetin gecikmeli de olsa kur atağına müdahalesi şu an için kur artışını durdurmuş olsa da yetersiz ve eksiktir. Kur artışı nedeniyle yapılan zamlar düşürülmeli, stokçulukla mücadele edilmelidir.
Hükümet her ne kadar “serbest piyasa” içinde kalarak sorunlara çözüm arasa da artık serbest piyasa içinde çözüm yoktur. Serbest piyasa içinde fiyat istikrarı sağlanamaz. Fiyat istikrarı sağlanmadıkça emekçilere verilecek yüzdelik zamların hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Fiyat istikrarı devletin müdahalesi ile sağlanabilir. Hükümet, çiftçiyi destekleyen, üretimi artıran politikaların yanında KİT’ler üreticiye alım garantisi sunarak fiyat istikrarını sağlamaya yönelmelidir.
Emekçi kitlenin hükümetten talebi yüzdelik zam değil, temel ihtiyaçların karşılanma güvencesidir. Dünyada yaşanan gıda krizi her geçen gün gıda enflasyonunu artırmakta, temel ihtiyaçları karşılamak zorlaşmaktadır. Artık mevcut sistem içinde temel ihtiyaçları karşılamak günden güne olanaksız hâle gelmektedir. Temel ihtiyaçları karşılamak için kamu müdahalesi ve üreticilerin korunması için mülkiyet ilişkilerine müdahale kaçınılmazdır. Savurganlıklarla, rantla, faizciyle, vurguncuyla, hortumcuyla, döviz kaçakçısıyla mücadele emekçilerin zorunlu temel ihtiyaçlarının temini için mecburîdir. Hükümet emekçi kitlenin sesine kulak vermeli, fiyat istikrarını sağlayıcı önlemleri bir an önce hayata geçirmelidir.
