GREV (İŞ BIRAKMA) SON ÇAREDİR
Sendikal mücadele müzakere işidir, müzakere etmeden köprüleri atarak elde edilecek bir başarı yoktur. Grev, karşı tarafın zayıf olduğu, emekçi kitlenin örgütlü ve mücadeleye hazır olduğu koşullarda müzakerede istenen sonucu elde etmek için emekçinin en son ve kritik durumlarda başvuracağı önemli bir silâhtır. Emekçi kitlenin önderleri en son ve kritik aşamada kullanılması gereken silâhı gereksizce kullanırsa gücü zayıflatmaktan başka işe yaramaz. Şarjördeki sayılı mermiyi doğru hedefe değil, havaya sıkmaya benzer. Sistemin efendileri bunu teşvik de eder. Sendikacılık tarihimizde bunun örnekleri vardır. Tüm sendikacılarımız Aziz Nesin’in Büyük Grev hikâyesini okumalıdır.
1960’lı yıllarda sol, devrimci gruplarda devrimcilik adına silâha ve şiddete başvurma eğilimi ortaya çıkmıştı ve solculuğun, devrimciliğin alameti silâhlı eylemler ve şiddet olarak görülüyordu. Maalesef, bu yanlış çizginin bedelini kimi devrimcilerimiz canlarıyla ödediler. Sonuç olarak bu çizgi iflâs etti. Sendikal mücadelede de bu çizginin yansımasına dönüştü grev(iş bırakma) kararları. Sendikal mücadelenin son ve en etkili aracı olan grev(iş bırakma) kararı, olur olmaz durumlarda alınarak sözde sınıf sendikacılığı yarışına giriliyor, grevin etkisi ve önemi azaltılıyor. Grev, başka seçenek kalmadığında ve sonuç alınabilecek koşullarda emekçi kitle içinde grev örgütlenip benimsendiğinde anlamlıdır.
Zafer İncebacak
