İşçi Sınıfı Şarkı Dinlemek Değil, Şarkı Söylemek İstiyor
Neoliberal emperyalist sömürü sistemi geliştirdiği finansal araçlarla paradan para kazanmaya yönelik hizmet sektörü odaklı bir model benimsedi. Bu model emeği değersizleştirdi ve büyük bir işsiz kitle oluştu. Bugün bu işsiz kitle yeni bir düzen aramaktadır. Bu nedenle işsizler işçi sınıfı içindeki en devrimci kesimlerdir.
Neoliberal emperyalist sömürü sistemi artık çıkmazdadır, çökmektedir. Üretimden kopan, finansal araçlarla üretenlerin alın terine el koyan sistem ömrünü tamamlamıştır. Dünya genelinde gıda krizinden söz ediliyor, çünkü sistem kitleleri üretimden kopardı ve dünya genelinde üretime yöneliş eğilimi görülüyor. Orta Çağ’a özgü tefeciliğin gelişmiş biçimi olan finansal sömürü sisteminin tasfiyesi ve üretime dayanan modelin inşası önümüzdeki devrimin içeriğidir.
İşçi sınıfı nesnel durumu itibariyle finansal sömürü sisteminin tasfiyesinde ve üretici bir modelin inşasında temel güçtür. Emperyalist sömürü sistemiyle sermayenin bir kesiminin de çıkarları çelişmektedir. Millî pazarın emperyalistlerden korunması, ithalat yerine millî üretim işçi sınıfı ile sermayenin bir kesiminin çıkarlarını ortaklaştırmaktadır. İşçi sınıfını temsil etme iddiasında olanlar işçi sınıfının siyasî ve sınıfsal müttefiklerini doğru tahlil edebilirse sistemi değiştirebilir ve iktidarın parçası hâline gelebilir. Bugün bütünüyle sermayeye karşı olan ve işçi sınıfının sistem içindeki sorunlarını gündemde tutan çizgi işçi sınıfını sistem içinde tutmak isteyen çizgidir. İşçi sınıfı artık edilgen bir biçimde talep eden değil, ülkeyi yöneten olma aşamasındadır. Bu nedenle işçi sınıfı adına söz söyleyenler siyasî olarak Türkiye cephesinde olmak zorundadırlar. Türkiye’yi savunmayan Türkiye’yi yönetebilir mi?
