DOLAR 8,1161
EURO 9,7202
ALTIN 455,73
BIST 1.378
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 18°C
Sağanak Yağışlı
Ankara
18°C
Sağanak Yağışlı
Per 19°C
Cum 17°C
Cts 20°C
Paz 25°C

İŞSİZLİK İŞÇİLERİN İŞ GÜVENCESİ İÇİN TEHDİTTİR

Neoliberal sistemin yarattığı işsiz kitleler  çalışanlar üzerinde baskı aracı işlevi görür. Çünkü ihtiyaç fazlası iş gücü, iş gücünün değerini düşürür. Bu durumda işçilerin hak ve ücret talepleri zemin kaybeder. Çünkü mevcut özlük ve ücret durumunu kabul edecek işsiz kitleler bulunmaktadır. Bu durumda işçiler istedikleri kadar ücret ve hak talep etsinler, sonuç alamazlar. Böylesi bir durumda grev hakkı bile kullanılamaz hâle gelir. Siz greve çıksanız dahi yerini doldurulabilecek yığınlar dışarda hazır beklemektedir. Taleplerin gerçekleşmesi kaynakların miktarına bağlıdır. Kaynakların sınırlı olduğu koşullarda işçilerin hak ve özlük talepleri ile işsizlerin istihdam talebi çelişir. İşsiz kitleler işveren için işçinin alternatifidir ve işçilerin iş güvencesi için tehdittir. Bunu göremeyen işçiler ve önderleri yeni kazanım elde edemedikleri gibi mevcudu da koruyamazlar.

İşsizliğin yükseldiği ve kaynakların son derece sınırlı olduğu koşullarda işçilerin temel stratejisi işsizlerle birleşmek olmalıdır. İşsizlerin istihdam talebiyle birleşen işçiler stratejik savunmaya girer ve iş güvencesini korur. İşsizlik ortadan kalktığı oranda işçi sınıfı işsizlerin de dâhil olmasıyla güçlenir. Bunun yanında işsizliğin bitirilmesi üretimi, dolayısıyla “tüketilecek ürünleri” de artıracağından özlük ve ücret mücadelesine daha güçlü bir zemin yaratır. O hâlde işçilerin önceliği işsizlerin istihdam talebi ile birleşerek iş güvencesini koruma ve daha sonra haklarını geliştirme çizgisidir.

Sendikalarımız işsizlere ilgisiz. Eğitim sendikalarımız atanmayan öğretmenleri içeren bir mücadele hattı kurmuyor, mevcut çalışanların özlük ve ücret taleplerine odaklanıyor. Bu çizginin başarılı olmadığı ortadadır. Toplu sözleşme masalarında talep edilen zam oranları elde edilemedi, buna karşılık sözleşmeli, geçici istihdam modelleri çalışma mevzuatına girdi, çalışanların iş güvencesi, işçilerin kıdem tazminatı tartışmaya açıldı. Yani, bırakalım yeni kazanımı var olan kazanımlar kaybedilme noktasına gelindi. Bu yaşanan pratik atanmayan öğretmenlerin ve genel olarak işsizlerin istihdam talepleriyle birleşen bir çizgi izlenmesi gerektiğini göstermiyor mu?

Zafer İncebacak
Eğitimci-Yazar

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.