DOLAR 8,1161
EURO 9,7202
ALTIN 455,73
BIST 1.378
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 18°C
Sağanak Yağışlı
Ankara
18°C
Sağanak Yağışlı
Per 19°C
Cum 17°C
Cts 20°C
Paz 25°C

KADINI CUMHURİYET DEVRİMİ KORUR

Bizim nesebi Mustafa Reşit Paşa’ya dayanan Tanzimatçı aydınlarımız her konuda Batı’nın öğüt ve dayatmalarını kabul etmeyi uygarlık ölçütü sanıyor. Oysa Mustafa Kemal Atatürk o Batı’ya karşı “ya istiklâl ya ölüm” diyerek karşı çıkmış ve uygarlık yönünde önemli atılımlar gerçekleştirmiştik. İstanbul Sözleşmesi’nden Türkiye çekildi. Bunu geriye gidiş olarak görenler var. Bu tartışmada da Mustafa Reşit Paşalarla Mustafa Kemal Atatürkler, bağımsızlıkçılık ile mandacılık çarpışıyor.

Cumhuriyet devrimi “Medeni Kanun ile, hukukî eşitlikle, kadına siyasî haklar verilmesiyle kadınımızın haklarını kabul etti, bahşetmedi. Çünkü Türk kadını İstiklâl Savaşı’na katıldı. Nene Hatunlar, Kara Fatmalar, Gördesli Makbuleler, Halide Edipler ve daha niceleri siyasal mücadelenin içindeydiler. Bu nedenle Türk kadını siyasî haklarını bile uygar denilen dünyadan önce elde etti.

Bugün Türkiye’de kadınların şiddete maruz kalmasının veya kimi noktalarda geri görünmesinin sebebi yasa ve yönetmeliklerden kaynaklanmıyor; Orta Çağ kalıntılarının sonucudur. Millî demokratik devrimin tamamlanma gerekçesidir. Millî demokratik devrim emperyalist dayatmaları kabul ederek tamamlanamaz.

İstanbul Sözleşmesi’nde toplumsal cinsiyet kavramı vurgulanıyor. Cinsiyet biyolojiktir, doğaldır. Toplumsal cinsiyet kavramı bu doğal kimliğin davranış ve rollerini reddetmeyi içeriyor. Kadınla kadının, erkekle erkeğin ilişkisini ve bu ilişkiyi yasallaştırmayı öngörüyor. Yani, eş cinselliği meşrulaştırıyor. Bireylerin kendi özel tercihlerine saygı duymak başka, bunu topluma dayatmak, teşvik etmek ve kadın sorunu olarak göstermek başka! Toplumsal cinsiyet kavramı kadın ve erkek gibi biyolojik cinsiyetlere, onların rol ve davranış kalıplarına karşıdır. Dolayısıyla kadınların sorununu çözmez. İstanbul Sözleşmesi şiddeti ve cinayeti önlemez, önlese Özge Canlar öldürülmezdi!

Emperyalist sistem bireyleri tüketicileştirmek için dünden ve yarından koparmış, yalnızlaştırmış ve tüketici insan kimlik bunalımına düşmüş, şiddet, suç eğilimi ve çeşitli hazların peşine düşmüş, toplum yozlaşmıştır. Bir tür cinnet hâlidir bu. Toplum bu durumdan yasa ve yönetmeliklerle değil, üreterek, insanlara iş vererek kurtulabilir.  Türk kadını bu süreçte siyasallaşarak kendini de toplumu da kurtarabilir. Diyarbakır anaları siyasallaşan Türk kadınını temsil ediyor ve Diyarbakır anaları değil, onların evlâdını dağa kaçıranlar İstanbul Sözleşmesi’ni savunuyor!

Zafer İncebacak
Eğitimci-Yazar

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.