MEB’İN YARDIMCI KAYNAK YASAĞI VE EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ
Millî Eğitim Bakanlığı(MEB) 14 Ekim 2021 günü “Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği” ne Bakanlıkça belirlenen ders kitabı ve materyal dışında yardımcı kaynak ve materyalin aldırılamayacağı hükmü konarak okullarımızda öğrencilere aldırılan sınavlara hazırlık kitapları yasaklandı. Fakat yardımcı kaynaklar yasaklayarak yok edilemez. Yardımcı kaynakları ortaya çıkaran nedenler ortadan kaldırılmalıdır. Mevcut sistemin akademik eğitim dayatması, bunun ortaya çıkardığı eleyici sınavlar yardımcı kaynakları, dershaneleri, ortaya çıkarmıştır. Bunun sonucu olarak eğitim parası olanın istifade edebileceği bir hizmete dönüşmüş ve eğitim piyasalaşmıştır. Bu durumda yardımcı kaynakları yasaklamak sorunu çözmekten uzaktır. MEB 2014 yılında dershaneleri kapatmış, fakat o ihtiyacı ortadan kaldırmadığı için DYK adıyla okulları dershaneleştirmişti. Şimdi dershaneler yeniden açıldı, bir yandan DYK devam ediyor. Çünkü öğrenciler yarıştırılıyor. Okullarda resmî olarak yardımcı kaynak aldırılmasa da piyasada birçok sınavlara hazırlık kitabı bulunuyor. Maddî olanağı olanlar özel ders alıyor, dershaneye gidiyor, yardımcı kaynak alıyor, olmayanlar ise elemeye dayanan sistemde rekabet edemiyor. Sorunun temelinde sistemin “akademik eğitim” dayatması yer alıyor.
Aralık ayının ilk haftasında MEB XX. Millî Eğitim Şûrası’nı topluyor. Şûra’nın gündem maddelerinden birini eğitimde fırsat eşitliği oluşturuyor. MEB’in ücretsiz dağıttığı ders kitabı dışında yardımcı kaynakların yasaklanması eğitimde fırsat eşitliği meselesiden bağımsız değildir. Eğitimde fırsat eşitliği aynı eğitim programları ve hedefler doğrultusunda eşit koşulların sağlanmasıdır. Oysa her öğrencinin biyolojik, ekonomik, kültürel yapısı aynı değildir, dolayısıyla ilgi ve yetenekleri de farklı farklıdır. Farklı ilgi ve yeteneklere sahip olan öğrencileri akademik eğitime tabi tutup bu alanda yarıştırmak eğitim hakkı ile bağdaşmamaktadır. Eğitim hakkı, her öğrencinin ihtiyaçlarına göre, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda deneyimlemesi, yeteneklerini geliştirmesidir. Eğitim hakkı kavramı yöneltme ile bağlantılıdır.
MEB, fırsat eşitliğine odaklanarak eğitimin hiçbir sorununu çözemez, yalnızca dershaneye gidemeyene DYK sunar, bir süre sonra kendisi sınavlara hazırlık için yardımcı kaynaklar hazırlar. Zaten ÖDGM ve İl Ölçme Değerlendirme Merkezleri bu yönde çalışmalar yürütüyor. Fırsat eşitliği yardımcı kaynaklara gereksinimi ortadan kaldırmıyor. Oysa yardımcı kaynaklara gereksinim duyulmayan bir eğitim, ancak eğitim hakkı gibi bütüncül yaklaşımla sağlanabilir. Böylesi bir eğitim ise akademik eğitimi dayatan hizmet sektörü odaklı ekonomi içinde kurulamaz. Türkiye üretim ekonomisi içinde eğitim hakkı yaklaşımıyla öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda yöneltileceği bir eğitim sistemi kurabilir ve yardımcı kaynaklara gereksinimi ortadan kaldırabilir.
ZAFER İNCEBACAK
Eğitimci Yazar
