DOLAR 8,5547
EURO 10,1174
ALTIN 494,97
BIST 1.349
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 32°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
32°C
Parçalı Bulutlu
Çar 33°C
Per 33°C
Cum 33°C
Cts 34°C

Sınav Kalksın Çıkışı

Hafta içi grup toplantısında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den üniversite sınavı kalksın, çıkışı geldi. Zamanlaması, gerekçesi ne olursa olsun bu çıkışı yerinde ve doğru buluyorum. Bahçeli konuşmasında sistemi bir bütün olarak değiştirecek yeni bir modeli şu şekilde önerdi: “Gelin bu üniversite sınavlarını kaldıralım. Gençlerimizi daha fazla yormayalım, bunaltmayalım. Onların sosyal, ekonomik ve psikolojik sorun yaşamalarına müsaade etmeyelim. İlköğretim ve ortaöğretim kademelerindeki yönlendirme çerçevesinde istedikleri bölümlerde yükseköğretime kavuşmalarını sağlayacak platformlar oluşturulmasını hedefliyoruz. Okul öncesi sürecini de hesaba katan modelle her evladımızın ilgi alanına uygun eğitim alanının temini sağlanmalıdır.”

MHP Genel Başkanı’nın bu ifadeleri şüphesiz mevcut eğitim modelinin artık işlemez hâle geldiğinin itirafıdır. Türkiye’de siyasal/ekonomik sistem işlemez hâle geldikçe eğitim sistemi de tıkanmıştır.  Peki, mevcut sistem içinde sınavları ortadan kaldırmak mümkün mü?

Eğitim iktisadî/siyasî sistemin ihtiyaçlarına uygun bireyler yetiştirir. Dolayısıyla iktisadî/siyasî sisteme bağımlıdır, sınavlar ise sonuçtur. Türk ekonomisi 1980’lerden itibaren hizmet sektörü odaklı bir yapıya dönüşmüş, üretim önemli ölçüde sınırlandırılmıştır. Bugün ekonomide hizmetler sektörünün istihdamdaki payı yüzde 60-65 dolayındadır. Hizmet odaklı sistem içinde akademik beceriler öne çıkmış ve sistem kitleleri akademik becerilere yönlendirmiştir. Sonuç olarak kitleler sistem içinde kendine iyi bir gelecek sağlayabilmek için akademik eğitim talep ettikçe eleyici sınavlar ortaya çıkmıştır. İktisadî yapı değiştirilmeden üst yapıya müdahale ederek sonuç alınamaz. Sınavların adı değişir, işlevi değişmez.

Türkiye’de 207 üniversite var, birçok bölüm ve program kontenjanını dolduramıyor. Çünkü herkes az sayıdaki iş pozisyonuna yönelik bölüm ve programlara yerleşmek istiyor. YÖK’ün 2017 yılında yaptığı bir ankette bireylerin bölüm tercihinde “iş bulma imkânı” öne çıkıyor. Birçok meslek dalında plansız açılan fakülte ve bölümler nedeniyle ihtiyaç fazlası oluşuyor ve diplomalı işsiz oranı her geçen gün artıyor.

Türkiye mevcut ekonomik kaynaklarını üretime ve istihdama seferber etmeli, merkezî planlama ile neyi ne kadar üreteceğini, hangi nitelikte hangi mesleğe ne kadar ihtiyacı olduğunu belirlemeli eğitimi buna uygun olarak yeniden kurgulamalıdır. Kesinlikle üniversite reformu gerçekleştirilmelidir. Tüm bunlar sistem içi adımlarla çözülemez, Türkiye’nin sorunları artık devrimciliği gerektirmektedir. Üretim temelli yeni bir eğitim modelini önerisini Hepimizin Sendikası grubu geçtiğimiz aylarda Meslekî ve Teknik Eğitim Raporu adıyla kamuoyuyla paylaştı. Meraklısı rapora hepimizinsendikasi.com sitesinden ulaşabilir.

 http://hepimizinsendikasi.com/mesleki-ve-teknik-egitim-raporu/

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.