DOLAR 8,5547
EURO 10,1174
ALTIN 494,97
BIST 1.349
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 32°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
32°C
Parçalı Bulutlu
Çar 33°C
Per 33°C
Cum 33°C
Cts 34°C

ZÜLFÜ LİVANELİ’NİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Zülfü Livaneli’nin sol tarifi aklıma İdris Küçükömer’i getirdi. TİP’li İdris Küçükömer “Düzenin Yabancılaşması” isimli çalışmasıyla  özetle “sağ soldur, sol sağdır” demişti. Küçükömer’e göre toplumu ilerletmeye yönelik Jön Türk Hareketi, Meşrutiyet devrimciliği, İttihat ve Terakki, Cumhuriyet devrimciliği, CHP aslında sağdır. Buna karşılık, Hürriyet ve İtilâf, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Demokrat Parti, Adalet Partisi çizgisi soldur. Küçükömer’e göre Cumhuriyet devrimciliği, CHP halk üzerinde vesayet kurmuş, TSK, yargı gibi kurumlar ise bu vesayetin aracı olmuşlardır.  Küçükömer’e göre temel çelişme devlet ile halk arasındadır. Bu tez daha sonra ATÜT(Asya Tipi Üretim Tarzı) çalışmalarıyla Sencer Divitçioğlu tarafından sürdürülmüş, 80’ler sonrasında sivil toplumculuk bu temelde inşa edilmiştir.

Küçükömerler sınıf mücadelesinin yerine devlet/halk çelişmesini ikame etmişlerdir. Devlete karşı olan her hareket onlara göre ilerici, dolayısıyla soldur; devleti savunan çizgi ise ne olursa olsun sağdır. Devlet sınıflara dayanır. Devleti sınıflar üstü konumlandıran ve devlet karşıtlığını ilericilik olarak sunan bu tez emperyalist tekellerin menfaatini içermektedir. Emperyalizm çağında millî sınıfların devletine karşı çıkmak, aslında emperyalist tekellerin devletini savunmak anlamına gelmektedir. Sivil toplumculuğun varacağı liman emperyalizm savunuculuğudur.

Zülfü Livaneli’nin CHP’nin tarihsel çizgisini sağ olarak nitelemesi aslında Küçükömer’in tekrarından, sivil toplumculuktan başka bir şey değildir. Sivil toplumcular millî devletin karşısında kim varsa onunla beraber olurlar. Emperyalist merkezler, millî devletin karşısındaki gerici ve bölücü hareketler sivil toplumcuların müttefikidir. Livaneli’nin PKK/HDP’ye yakınlığı solculuk olarak görmesi, FETÖ yerine Fethullah Hareketi ifadesini tercih etmesi, ABD’de başlatılan Türk Demokrasi Projesi’nin Türkiye ayağı olan Demokrasi Konferansı’nda yer alması devlet karşıtı sivil toplumcu anlayışın ürünüdür.  Demokrasi Konferansı isimli oluşumda yer alan kişi ve kurumlar ABD emperyalist devletinin savunucuları, Türk millî devletinin hasmıdırlar. Millî/ulusal çizgide duranları itibarsızlaştırma gayretleri bundandır.

Fukuyama sivil toplumculuğu ileriye taşıyarak sınıf mücadelesinin bittiğini ilân etmişti. Bunun yerine kimlik mücadelesi ikame edilmek istendi. Sınıf mücadelesi bitmedi, fakat emperyalist tahakkümün sonuna gelindi. Livaneliler son demlerini yaşayan emperyalist tahakkümün döküntüleridir.

ZAFER İNCEBACAK
Eğitimci Yazar

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.