ZÜLFÜ LİVANELİ’NİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Zülfü Livaneli’nin sol tarifi aklıma İdris Küçükömer’i getirdi. TİP’li İdris Küçükömer “Düzenin Yabancılaşması” isimli çalışmasıyla özetle “sağ soldur, sol sağdır” demişti. Küçükömer’e göre toplumu ilerletmeye yönelik Jön Türk Hareketi, Meşrutiyet devrimciliği, İttihat ve Terakki, Cumhuriyet devrimciliği, CHP aslında sağdır. Buna karşılık, Hürriyet ve İtilâf, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Demokrat Parti, Adalet Partisi çizgisi soldur. Küçükömer’e göre Cumhuriyet devrimciliği, CHP halk üzerinde vesayet kurmuş, TSK, yargı gibi kurumlar ise bu vesayetin aracı olmuşlardır. Küçükömer’e göre temel çelişme devlet ile halk arasındadır. Bu tez daha sonra ATÜT(Asya Tipi Üretim Tarzı) çalışmalarıyla Sencer Divitçioğlu tarafından sürdürülmüş, 80’ler sonrasında sivil toplumculuk bu temelde inşa edilmiştir.
Küçükömerler sınıf mücadelesinin yerine devlet/halk çelişmesini ikame etmişlerdir. Devlete karşı olan her hareket onlara göre ilerici, dolayısıyla soldur; devleti savunan çizgi ise ne olursa olsun sağdır. Devlet sınıflara dayanır. Devleti sınıflar üstü konumlandıran ve devlet karşıtlığını ilericilik olarak sunan bu tez emperyalist tekellerin menfaatini içermektedir. Emperyalizm çağında millî sınıfların devletine karşı çıkmak, aslında emperyalist tekellerin devletini savunmak anlamına gelmektedir. Sivil toplumculuğun varacağı liman emperyalizm savunuculuğudur.
Zülfü Livaneli’nin CHP’nin tarihsel çizgisini sağ olarak nitelemesi aslında Küçükömer’in tekrarından, sivil toplumculuktan başka bir şey değildir. Sivil toplumcular millî devletin karşısında kim varsa onunla beraber olurlar. Emperyalist merkezler, millî devletin karşısındaki gerici ve bölücü hareketler sivil toplumcuların müttefikidir. Livaneli’nin PKK/HDP’ye yakınlığı solculuk olarak görmesi, FETÖ yerine Fethullah Hareketi ifadesini tercih etmesi, ABD’de başlatılan Türk Demokrasi Projesi’nin Türkiye ayağı olan Demokrasi Konferansı’nda yer alması devlet karşıtı sivil toplumcu anlayışın ürünüdür. Demokrasi Konferansı isimli oluşumda yer alan kişi ve kurumlar ABD emperyalist devletinin savunucuları, Türk millî devletinin hasmıdırlar. Millî/ulusal çizgide duranları itibarsızlaştırma gayretleri bundandır.
Fukuyama sivil toplumculuğu ileriye taşıyarak sınıf mücadelesinin bittiğini ilân etmişti. Bunun yerine kimlik mücadelesi ikame edilmek istendi. Sınıf mücadelesi bitmedi, fakat emperyalist tahakkümün sonuna gelindi. Livaneliler son demlerini yaşayan emperyalist tahakkümün döküntüleridir.
ZAFER İNCEBACAK
Eğitimci Yazar
