DOLAR 8,8689
EURO 10,4740
ALTIN 499,21
BIST 1.385
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 23°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
23°C
Parçalı Bulutlu
Paz 24°C
Pts 25°C
Sal 24°C
Çar 27°C

ASGARİ ÜCRET MESELESİ

Asgarî ücrete net 501 TL, oran olarak da yüzde 21 oranında zam yapıldı. Bu ücret yeterli mi, az mı, nasıl değerlendirmeliyiz?

Meseleyi popülizme ve sözde işçici tavra teslim olmadan soğukkanlı olarak değerlendirmeliyiz.

Asgarî ücretin veya genel olarak işçi ücretlerinin belirlenmesi için bilimsel bir ölçüt yoktur. Ülkenin ekonomik durumu ve koşullar belirler. Türkiye emperyalist/kapitalist sistemin krizini yaşarken salgın krizi derinleştirdi. İşsizlik artıyor. Çeşitli hesaplamalara göre Türkiye’de  13 milyon işsiz var, fakat hepsine verilebilecek iş yok. Yani arz-talep dengesizliği var. İş gücü arzını karşılayacak talep yok. Bu gerçeklik, sorunu da çözümü de içeriyor. İş gücü arzı talepten fazlaysa işçi ücretleri düşer, hatta çalışanların iş güvencesi de risk altına girer. O hâlde esaslı çözüm iş gücüne talebi artırmaktır, yani istihdam yaratmak. İstihdam için üretime dönük yatırımlar biricik çözümdür. Emperyalist/kapitalist sistem içinde üretimi artırmak, istihdam yaratmak mümkün mü? Asgarî ücretin ne kadar olduğuna değil, millî tasarrufların faize akıtılmasına itiraz etmeli, faize, ranta, şatafata giden kaynakların istihdam yaratacak yatırımlara aktarılmasını talep etmeliyiz.

Asgarî ücreti az buluyoruz. Oysa yanlış olan asgarî ücret kavramı. Her insan insanca yaşamayı hak ediyor. Peki, işçiler neden ses çıkarmıyor?

İnsanlar mevcut durumlarını olması gerekene göre değil, düne göre değerlendirirler. Düne bugün durumları çok mu iyi? Hayır. Şu an, iyi kötü mevcudu koruyorlar. İşçi gerçekçidir. İşler mücadele etmeyi gerektirecek kadar kötüyse veya mücadele ile daha iyisi olacaksa mücadele gündeme gelir.  İşsizliğin bu kadar yüksek oranlarda olduğu bir ortamda ücretler ne kadar artarsa işten çıkarma, kaçak işçi çalıştırma veya işçiye kâğıt üstünde resmî rakamı ödeyip elden geri alma gibi yollar yürürlüğe girer. İşsiz 13 milyon, 3 milyon civarı kısa çalışma ödeneği ile geçinmek zorunda olan insanımız var. Bu gerçekler etrafında işçilerimiz daha iyisini beklemiyor.

İşçilerimizin GSMH’den daha fazla pay alabilmesi için üretime yönelmek şarttır. Yoksa mevcut sistem içinde 3 kuruş daha yüksek ücret sorunu çözmez.

Türkiye’de emperyalist/kapitalist sistem içinde hiçbir sorunun esaslı çözümü yoktur. Türkiye’nin kaynaklarının faize, ranta, avantaya, lükse, şatafata, ithalata değil, istihdam sağlayacak yatırımlara aktarılmasına, kamunun üretime katılmasına kafa yoralım.

Zafer İncebacak
Eğitimci Yazar

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.