DOLAR 8,2747
EURO 10,0747
ALTIN 488,70
BIST 1.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 18°C
Az Bulutlu
Ankara
18°C
Az Bulutlu
Sal 21°C
Çar 25°C
Per 28°C
Cum 28°C

SENDİKALAR NİÇİN YOZLAŞTI?

SENDİKALAR NİÇİN YOZLAŞTI?

Dünyada ve Türkiye’de 2000’lerin başından 2012’lere kadar para bolluğu yaşandı. Sisteme şırıngalanan paralarla ve çeşitli araçlarla kitlelere tüketim şırıngalandı. Geniş emekçi kitleleri gerçek gelirleriyle elde edemeyecekleri bir yaşam standartına ve mülkiyete erişme olanağı yakaladı. Ucuz kredilerle ev, araba aldılar, turizm faaliyetlerine katıldılar ve diğer tüketim alışkanlıklarını edindiler. Geleceklerini ipotek alsa da kitleler düne göre durumlarında “göreli bir iyileşme” hissettiler. Bu iyileşmeyi sağlayan sendikalar ve sendikal mücadele değil, bizzat sistemin kendisiydi.

Kitleler sendikaya ve mücadeleye gereksinim duymadan sistemin kendi dinamikleri içinde göreli bir mülkiyet artışı ve yaşam standartı sağlayınca sendikalara ve kitlesel mücadeleye ilgisizleştiler. Bu nedenle sendikaların üye tabanı ile bağı koptu. Kamu emekçileri sendikaları açısından bu durumu pekiştiren bir başka gelişme 2010 yılında anayasa değişikliği ile kabul edilen toplu sözleşme ikramiyesi adı altında sendikalara devletin üye aidatı ödemesidir. Sendikaya, üye aidat ödemeyince sendikada olan bitenlerle ilgilenmiyor, bırakalım sendikal eylemlere katılmayı sendikanın herhangi bir etkinliğine veya genel kuruluna katılmıyor. Böyle olunca sendikalarda genel bir başıboşluk, denetimsizlik ortaya çıkmıştır. Bu iki durum sendikaları yozlaştırmış ve kariyerizmi doğurmuştur. Sendikalarda “sendika ağalığı” kurumsallaşmaktadır.

Dünyada para bolluğu bitti, artık ekonominin sıcak para ile sürdürülebilmesi mümkün görünmüyor. Çarklar artık mevcut sistemle dönmüyor. Ekonomik kriz derinleşiyor, yaygınlaşıyor. Mevcut sistem tıkandıkça işsizlik artıyor. Kitleler bu süreçte alışmış oldukları yaşam standartından taviz verecek mi, yoksa mücadele mi edecek? Önümüzdeki dönem sınıf mücadelesinin gündemini bu soru belirleyecek. Doğanın hükmüdür, ihtiyaçlar araçları yaratır. Kitleler mücadele edecekse ekonomik/demokratik haklarını koruma ve geliştirme aracı olarak sendikalara ihtiyaç duyacaklar. Peki, sendikalar böylesi bir duruma ne kadar hazır?

Zafer İncebacak
Eğitimci-Yazar

ETİKETLER: , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.